Halk Oyunları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Mayıs 2020, 19:18:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Halk Oyunları  (Okunma Sayısı 6210 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 07 Mayıs 2009, 11:01:05 »

HATAY YÖRESİ HALK OYUNLARI

OYUNLARIN ÇALGILARI
Meydanlarda ve Kapalı Yerlerde: Davul-Zurna.

Ağır hava (Şihhani) - Halay, Erkek.
Arat çiftetelli - Halay, Erkek.
Debi - (Bak. Depki)
Dephi - (Bak. Depki)
Depke - (Bak. Depki)
Depki - Halay, Erkek.
Düz hava - Halay, Erkek.
Garip ayak - Halay, Erkek.
Halep havası - Halay, Erkek.
Koyser - (Bak. Kuseyr)
Kuseyr - Halay, Erkek.
Mendilli - Halay, Erkek.
Şark havası (Şarkiye, Sergiye) - Halay, Erkek.
Şenköy -
Üç ayak - Halay, Erkek.
Üç ayaklı halay - Halay, Erkek.


Bu oyunların yanısıra zambır  çalgısı ile oynanan oyunlar hem Antep hemde Hatay'da oynanmaktadır

                                ZAMBIR

Zambırı büyüklüklerine göre de sınıflandırmak da mümkündür.

1.Cura Zambır (Klavye ve Nezik bölümü ile birlikte: 24-27cm arası)

2.Orta Kaba Zambır.( Klavye ve Nezik bölümü ile birlikte: 28-30cm arası)
Zambır’ın ses genişliği altı ses civarındadır. Ses perdelerinin olduğu klavye bölümü eskiden daha çok kartalın kanat kemiğinden ve leyleğin bacak kemiğinden yapılmakta iken, daha sonraları kamıştan, günümüze yakın dönemlerde ise metal ve plastik maddelerden de yapılmaya başlamıştır.(Fotoğraf No:3) Fakat kartal kanadından yapılan zambır günümüzde daha makbul sayılmaktadır.

Zambır; klavye, nezik ve kamış olmak üzere üç bölümden meydana gelmektedir. Klavye bölümünün üst tarafında “Nezik” adı verilen bölüm bulunmaktadır. Nezik bölümüne ise; 6 cm uzunluğunda, kamıştan yapıldığı için “Kamış” denilen ve icra sırasında ağız içinde olan sesin oluştuğu bir bölüm takılmaktadır.(Fotoğraf No:1) Kamışın üzerinde seslerin titreşerek oluşumunu sağlayan ve yarılarak oluşturulan 3 cm uzunluğunda ve 1-2 mm kalınlığında kıskaç şeklinde dil de diyebileceğimiz2 bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölüm üzerindeki çatlak arasına seslerin daha rahat titreşimini sağlamak için saç teli veya saç kılı takılmaktadır. Zambırdaki en önemli işlevi bu saç kılı görmektedir. Çünkü kılın yerine ip veya tel gibi herhangi başka bir madde takıldığı zaman kamıştan ses çıkmamaktadır. Bundan başka bu kıl kıskaç üzerinde ileri veya geri götürülerek hem çift olan kamışların kendi arasındaki akordu sağlamakta hem de çalgının genelde sesini az da olsa pes veya tizleştirebilmektedir.
Bir durna kaldırdım Uruş gölünden
Tisavet suyuna battı mı dersin
Bir gümanım kaldı Zambur köyüne
Telinde Şibibe seni attı mı dersin”5

Şeklinde geçmektedir. Bu türküde görüldüğü gibi zambır; aynı zamanda Gaziantep’in Öğuzeli ilçesine bağlı bir Türkmen köyünün de adıdır.6 Zambır Gaziantep barak bölgesinde; öfke7, sinir, sinirlenmek ve böbürlenmek anlamlarında da kullanılmaktadır. Kaynaklarda ise zambır şu şekillerde açıklanmıştır;

1. Rumeli çobanları tarafından icad edildi. Çifte kamış düdüktür. Sâzendegân-ı Dilli Düdük, kamıştan yan yana iki düdüktür.8
Zamr; Ortaçağ Türk musikisinde bir nefesli saz ki Safiyyûddîn’in ünlü talebesi Hasan Zamrî bu aleti çalıyordu.10

Sesinin arının sesine benzemesinden dolayı zambır denildiği düşüncesinde olduğumuz bu çalgı; Suriye’nin özellikle Halep ve Düden11 gibi Türkiye sınırına yakın olan bölgelerinde de kullanıldığı edindiğimiz bilgiler arasındadır. Bilindiği gibi bir milletin siyasi sınırları ile kültür sınırları aynı değildir. Bu nedenle birbirine sınır olan akrabalık ilişkilerinin ve dolayısı ile iletişimin günümüzde de oldukça yoğun olduğu bu bölgeler arasında bunun gibi ortak kültür unsurlarına rastlamak oldukça doğaldır. Fakat bu çalgı acaba Suriye’nin ne kadarlık bir bölümünde nasıl ve ne şekilde kullanılıyor? buralarda derleme ve tespit çalışmaları yapamadığımızdan dolayı çok net bir bilgiye sahip değiliz. Fakat bildiğimiz, bu çalgının gerek Gaziantep ve Hatay bölgesinde gerek Anadolu’nun başka bölgelerinde ve gerekse Türk dünyasında12, yan yana getirilerek çalınan iki düdük veya kavalların eskiden beri kullanıldığı; bu çalgının yapısından ve icra biçiminden kaynaklanan ton ve tınıların Türk halk çalgılarının yapısında olduğudur. Gazimihal bu konu ile ilgili; “Borucukları bitişik ve nispeten küçük boy ötkeçin Asyadaki tarihi ilkçağa kadar gerilektir.... İtil boyundan çifte kavallarla bir tutulması düşünülmüştür. Kafkasya, Türkistan ve özellikle İtil(Volga) bölgesi kavimlerinde benzerlerine bu gün de rastlanmaktadır. Bu eser kavimler göçü çağından kalmış biricik çalgıdır.1933 yılı Martında Macaristan’ın Zzolnok ili Janoshid mevkiinde açılan bir mezarlıktan çıkmıştır. Çalgının turna kemiğinden olacağı ihtimali de düşünülmüş. Ölü, erkek iskeletidir.Çoban olacağı tahmin edilmiş.Çalgının bir borucuğunda 5, öbüründe 2 delik vardır...(7+7) ve (5+5) deliklisi resimlerinde var.”şeklinde bir açıklama yapmaktadır....Bartha, ‘Arkeologia Hungarika’ serisinden ayrı bir ciltte her çift kaval tipini inceleyerek şu sonuca varıyor:13, İtil civarındaki örneklerinin Avar zummara tipinden daha çok gelişmiş oluşu bu kavalların yayılma merkezinin de takriben Ural ile Altay arasındaki saha olması düşüncesini kuvvetlendiriyor. Böylelikle bu çalgı musiki folklorunun önemli bir safhasını göstermesi bakımından, Ural-Altay’ların, yahut Öntürklerin en eski ortak uygarlık verimlerinden biridir....14 Gazimihal’in açıklamalarını yaptığı bu çalgı, çalışmamızın konusu olan zambır ile hemen hemen aynıdır.

Bilindiği gibi Anadolu’nun her yerinde yapılan düğünlerde çok çalgılı düğün yapmak düğün sahibinin ekonomik ve sosyal göstergesi açısından oldukça önemlidir. Gaziantep düğünlerinde de düğün sahibinin ekonomik ve sosyal gücüne göre yerel ifadeyle abdal veya aşiret denilen müzisyenlerin sayısı değişebilmektedir. Özellikle birden fazla çalgının olduğu düğünlerde, zurnalardan birisi melodi çalarken diğer zurnalara dem tutma görevi verilmektedir. Fakat bu icra geleneği bilindiği gibi sadece Gaziantep’e veya barak bölgesine özgü değil, Türkiye’nin diğer yörelerindeki düğün veya eğlencelerde de bu icra biçimini görmek mümkündür. Bazı çalgılarda ise bu icra geleneği taklit edilerek değişik bir biçimde veya formda karşımıza çıkmaktadır. Bu yapı; Gaziantep’te zambır veya kartal kanadı adı ile bilinen çalgıda kendini gösterirken, Ege Bölgesinin zeybek oyun havalarının icrasında, Fethiyeli Ramazan Güngör’ün kopuzunda yaptığı zeybek düzeni dediği akortta çaldığı ezgilerde kendini göstermektedir. Karadeniz Bölgesinde kullanılan tulumda, kemençede veya bağlamada bazı ezgilerin geleneksel icrasında kulağa gelen sürekli bir dem sesi de aynı icra mantığının bir sonucudur. Gazimihal bu icra biçimini; “Bağlama çalışta bir telin mütamadiyen dem tutması, ona ahenkte bir nevi def çaldırmış olmak içindir”15 diyerek açıklamaktadır. Zaten Rize ve Artvin yöresinde kullanılan tulumun Nav denilen klavyesi de zambır ile aynıdır. Bu çalgılar, tonik sesin veya karar sesinin çiftlenmesi, dörtlü ve beşli akorların tınlatılması ile halk müziğinin yapısında var olan doğal çoksesliliğin somutlaştırıldığı çalgılardır.

Türk halk çalgılarından olan zambır örneğinde görüldüğü gibi, bir kültür öğesinin çevresinde oluşmuş birbiri ile bağlantılı, geçmişi tarihin derinliklerine giden bir çok kültür unsuruna veya geleneğe rastlamak mümkündür. Yazımızın başında da belirtildiği gibi; halk kültürü konusunda yapılacak çalışmalar kültürün millet hayatı içerisindeki önemi bakımından oldukça önemlidir.

Bu bağlamda, halk kültürü ürünlerinden olan halk çalgılarını arşivlemek Türk organolojisi bakımından şüphesiz çok önemlidir. Ancak; bu çalgıları alıp camekanlara veya arşivlere koyarak, belirli zaman aralıkları ile tozunu alıp saklamak, ara sıra bakarak nostalji yaşamak; teknolojinin büyük bir hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde bu değerlere yeterince sahip çıkıldığı anlamına gelmediği düşüncesindeyiz. Bunların yaşatılması veya korunması ancak bunlardan yeni biçimler, oluşumlar çıkarmakla, yeri geldiğinde kullanmakla ve tanıtmakla mümkündür. Bu nedenle gerek dünya müziğinde gerekse Türk müziğinde değişik ton, tını ve renk arayışının olduğu günümüzde, unutulmaya yüz tutmuş zambır gibi Türk halk çalgılarının çeşitli müzik icralarında kullanılarak ön plana çıkarılması ve tanıtılması yerinde olacaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.132 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.