HERKESE HELAL ,MÜSLÜMANA HARAM!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ocak 2020, 12:49:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: HERKESE HELAL ,MÜSLÜMANA HARAM!  (Okunma Sayısı 4249 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Karagerey
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.865



« : 20 Eylül 2011, 16:07:40 »

      Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye... Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş.
“Bu nasıl fitnedir, dinî İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye çıkışmışlar adama.
 Adam:
— Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…” dedikçe,Kadı kızmış ve:
 — Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!” demiş.
Demiş ama bir yandan da merak edermiş:
 — Nedir gerekçen?” diye sormuş.
 Adam:
—Bir tek Sultan’a derim…” Diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş...
Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan O’ da meraklanırmış:
 — De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl,Müslüman’a haram yazarsın?”Adam, başı önünde konuşur:
 —Delilim vardır, lâkin ispat ister.”
 —Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?”
 —O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…”
 —Eeee?”
 —Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rast gele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak?…”
 Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Musevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim...”
Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş…
Bir hafta dolunca, adam:
 — Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş.
 Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler…
Az zaman geçmiş ki, adam:
 — Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş.
 Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış papaz. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla
 daha bir sarılmışlar birbirlerine...
 Sultan:
 —Bitti mi?” demiş adama.
 Adam:
 —Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
 —Şimdi nedir isteğin?” demiş Sultan.
 —Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden…” demiş adam.
 Adamın dediğini yapmışlar, Ulu cami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler...
Ve ne olmuş bilin bakalım? Bir Allah’ın kulu çıkıp da;
 “Ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış...
 Geçmiş bir hafta, “nerde imam” diye gelen-giden yok!
 Aptal ve cahil bir imam tayin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri…
 Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:
 — Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
 —Kim bilir ne halt etti de tevkif edildi!”
 —Vah vaah! Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
 —Sorma, sorma...”
 Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
 - Eee, ne olacak şimdi?
 Adam:
 “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.”
 “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş ve,
 Adam başı önünde konuşmuş:
 — Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?”
 Sultan acı acı tebessüm etmiş:
 — Hava bile haram, hava bile!” demiş...
 BUGÜN DE İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ,YAŞADIĞIMIZ VEYA ŞAHİT OLDUĞUMUZ BENZER DURUMLAR KARŞISINDA TEPKİSİZLİĞİMİZ VEYA DUYARSIZLIĞIMIZ YÜCE ULUSUMUZA
YAKIŞIYOR MU?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
Darıtay
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 807


Demir gibi sert, Atsız gibi mert!


« Yanıtla #1 : 20 Eylül 2011, 16:40:41 »

Bu hikayenin doğru olduğuna inanmıyorum,arap şükrü sokağı eskiden rumların ve yahudilerin içki içtiği bir mekan idi.Diyeceksiniz ki bu yazıdan bunu mu çıkardın.Tabi ki hayır,önemli olan sondaki vurgu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Tarihin olağanüstü ve şahane işi,
Kür Şad'ın, Kül Tegin'in, Çağrı Beğ'in ok çekişi..."

Hüseyin Nihâl Atsız
Karagerey
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.865



« Yanıtla #2 : 20 Eylül 2011, 17:37:28 »

    Andam, bu tür halk arasında gezen hikayelerin doğruluğu her zaman tartışılabilir.Zaten burada Bursa'yı inciten bir olay değilde o dönemin genel durumunu anlatan bir hikaye gözüyle bakmak gerekir.Bursa'nın 1326 da alındığından ve başkent olduğundan yola çıkarak ,hikayenin ne kadar eski olduğunu bulabiliriz.O dönemde semp isimleride farklı olabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.067 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.