Çanakkale Savaşı'nda kim vardı kim yoktu?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2017, 08:10:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çanakkale Savaşı'nda kim vardı kim yoktu?  (Okunma Sayısı 12098 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.955



« : 18 Mart 2015, 23:21:07 »

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'na Kürtler Katıldı mı?

Atatürk şehitlere ihanet etmiş!

DTP’li Muş milletvekili Sırrı Sakık Çanakkale Şehitlikleri’ni gezmiş ve şu açıklamalarda bulunmuş:

“Bu ülkede burada yatan şehitlerin ruhuna uygun bir cumhuriyet oluşturmak istiyoruz. Eminim ki, onların ruhu bizi izliyor. Burada şehit düşen Muşlusu, Şırnaklısı, Vanlısı, Gazianteplisi, İstanbullusu, Trabzonlusu hepsinin ruhu bizi izliyor. Hepsi diyor ki, bizim ruhumuzun şad olması için barışı ve kardeşliği savunun. Hepimize görevler düşüyor, Kürdüyle, Türk’üyle. Demokrasiden yana olan herkesin ortak bir vatan için ortak sorunluluklar düşüyor.”

Ne kadar güzel diyebilirsiniz içinizden, işte adam kalkmış Çanakkale Şehitlikleri’ne kadar gitmiş, orada şehitlerimiz için dua etmiş.

Ama olay elbette öyle değil. DTP’nin Çanakkale’de il kongresi varmış, Sırrı Sakık da kongre için gitmiş Çanakkale’ye, şehitlerimiz için değil!

Ama Çanakkale’ye kadar gitmişken şehitliklere de uğramış ve şehitler üzerinden bölücülük yapmaya kalkmış. Sözde Kürtler Çanakkale’de savaşmışlar.

Sözlerinin devamında ise Atatürk’e saldırmış ve Atatürk’ün Kürtlere ihanet ettiğini buyurmuş. Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler Türklerin yanında savaşmış ama Atatürk onların hakkını vermemiş. Yani klasik bölücü Kürtçü tezleri tekrarlamış Sırrı Sakık.

Ama Sırrı Sakık’ın bu bölücü tezlerini bugün Türkiye’de neredeyse herkes savunuyor. Kimisi hararetle, kimisi inanarak, kimisi inanmak isteyerek. En önemlisi de bu sonuncusu, Türkiye’nin büyük çoğunluğu buna inanmak istiyor. Ama büyük çoğunluk derken, kendisine Türk diyenlerin büyük çoğunluğunu kastediyoruz.

Ama tarih elbette bambaşka. Kimileri inanmak istemese de, kabullenmek istemese de, Kürtler ne Çanakkale Savaşı’nda ne de Kurtuluş Savaşı’nda vardı.

Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler neredeydi?

Kürtler çok istiyorlarsa şunu diyebilirler; biz Kurtuluş Savaşı’nda ve Çanakkale’de fiili olarak bulunamadık, çünkü o dönemin koşulları uygun değildi ama o mücadeleyi can-ı gönülden destekledik ve destekliyoruz.

Ama iş fiili katılıma gelince, biz aynı cephede omuz omuza Türklerle birlikte savaştık demeye gelince; orada durmalılar. Çünkü bu savaşlara kimler katıldı, kimler katılmadı ortada.

Çanakkale Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nun resmi kaybı 48 bin asker.

Peki bu 48 bin şehidimizin nerelerden gelip Çanakkale’de öldüğü biliniyor mu? Elbette biliniyor. Her bir şehidin, ana-baba adından tutun köyüne kadar kim oldukları biliniyor.

Peki Çanakkale’de kimler şehit olmuş? 48 bin şehidin 992 tanesi Güneydoğu’dan katılmış. Yani %2’si. Ama bu rakam da bizi yanıltmasın, bu 992 kişinin 502’si de Antep’ten katılmış.

Mesela Sırrı Sakık’ın memleketi Muş’tan kaç kişi şehit olmuş?

7 kişi!

Diyarbakır’dan 49, Van’dan 36, Siirt’ten 40, Mardin’den 7 kişi.

Görüldüğü gibi rakamlar ortada: Kürtler pek Çanakkale’ye uğramamış!



Kürtlere kardeşlik soruları

Ama biz yine de geçmişi çok kurcalamaktan yana değiliz. Kürtler bu rakamları unutabilirler, biz de unutabiliriz, yeter ki günümüze gelelim ve anlaşalım.

O halde bir de şu sorulara cevap arayalım.

Mesela Sırrı Sakık ve diğer DTP’li milletvekillerine ya da onlarla aynı yolda yürüyenlere soralım.

Ailenizde kaç kişi Çanakkale Savaşı’nda, kaç kişi Kurtuluş Savaşı’nda şehit oldu?

Şehit olmasa bile ailenizde hiç bu savaşlara katılmış dedeleriniz var mı?

Onlar size Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı anılarını anlattılar mı?

Ve devam edelim sormaya...

Ailenizde kaç kişi şu ana kadar PKK için savaşırken öldü?

Hâlâ PKK’da savaşan akrabalarınız var mı?

Mesela Sırrı Sakık’ın yanıtlaması çok kolay olacaktır çünkü ağabeyi Şemdin Sakık PKK’nın Apo’dan sonraki ikinci adamıydı ve şu an hapiste!

Bu arada şunu da soralım kaç akrabanız PKK davasından içerde yatıyor?

Bu soruların cevapları yeterince aydınlatıcı olacaktır elbette.

Ama madem yine de biz bu ülke için savaştık diyorlar, onu da kabul edelim yalnız şunları onların ağzından duymak istiyoruz.

Evet bunları diyebilir misiniz:

Biz Kürtler, Çanakkale’de İngilizlere karşı Türklerin yanında savaştık.

Biz Kürtler, Kurtuluş Savaşı’nda Yunanlara karşı Türklerin yanında savaştık.

Biz Kürtler, Fransız işgali sırasında Antep’te, Maraş’ta, Urfa’da Fransızlara karşı Türklerin yanında savaştık.

Biz Kürtler, İngilizler işgal ettiği sırada Musul ve Kerkük’te İngilizlere karşı Türkleri destekledik.

Evet desinler görelim; biz Kürtler, İngilizlere, Fransızlara, Yunanlara karşı savaştık desinler!

Diyemezler, çünkü İngilizler, Fransızlar ve Yunanlar hemen arşivleri açar ve Kürtlerin kimin yanında olduğunu açıklarlar.

Kaldı ki madem siz bize karşı savaştınız o zaman size desteğimizi çekiyoruz derler.

Kolay mı...

İngilizlerin, Fransızların desteğini çektiğini bir düşünün, Kürtler ne yapar!..

Evet bu soruların cevabını alabilirsek o zaman biz de Türk-Kürt kardeşliğine inanabileceğiz.


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.955



« Yanıtla #1 : 18 Mart 2015, 23:23:43 »

 Görüldüğü üzere Güneydoğu bölgesinden katılanların yarısı Bozkurt Türkmen yurdu Gazi Antep'ten. Başka söze gerek yok. Hakkari, Şırnak ve Batman hiç ortalıkta yok. Neyin kardeşliğinden, hangi birlikte savaşmaktan bahsediyorsunuz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.983


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #2 : 19 Mart 2015, 00:01:51 »

Zaten savaşa katılan kürtler de düşmanın çokluğundan korkarak, fundalıklara saklanıp kanlarının gereğini yapmışlar. İbne solcular "cephaneleri yoktu, o yüzden saklandılar." diye yorumlar bu rezilliği. E süngüleri de mi yoktu bre gafil? Bal gibi vardı, ama süngü savaşına çıkacak Türk yürekleri yoktu!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Tong Yabgu Kağan
APTAL OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 194



« Yanıtla #3 : 19 Mart 2015, 06:04:16 »

Çanakkale savaşında laz, çerkez, kürt vs. yoktu. Türk milleti vardı. Etnik kökenler sırt sırta verip çarpışmadı. Türklüğe inanan, bu toprakları seven, bu topraklarda karnını doyuran, bu topraklarda seven, bu topraklarda yaşayan ve ölecek olan insanlar vardı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.678


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #4 : 19 Mart 2015, 12:18:01 »

Değerli bir paylaşim Börüm, ellerine sağlik.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.678


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #5 : 19 Mart 2015, 12:26:41 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Çanakkale Türk soyunun zaferidir.100 yil önce Anadolu Türklerinin yardımına koşmuşdu soydaşlarımız. Şimdi sıra bizlerde, biz de onlarin yardımlarına koşmalıyız, dün Çanakkale bugün Kerkük, Tebriz, Karabağ, Doğu Türkistan ve daha nice kurtuluşu bekleyen Türk yurtları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Ertin Böke Alp
Ertin Böke Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 541


Turana kadar.


« Yanıtla #6 : 20 Mart 2015, 17:21:01 »

Çok faydalı bir paylaşım olmuş ırkdaş ellerine sağlık kardeşlik zırvalarının desteklenmeye çalışıldığı Türk'ün zaferi Çanakkale savaşını hep öne sürüyorlar televizyonlarda milletim iyiden iyiye alıştı bu duruma yarın Türkler den çok k*rtler vardı derlerse şaşırmamak lazım hatta Çanakkale'den Boğazlardan da hak talep etmeye başlayacaklar gidişat değişmez ise..
Osmanlının tüm tarihinde olduğu gibi bütün savaşlarda savaşan hep Türkler idi o zaman ki nüfuslarına ve yerleşkelerine baktığımız da bile savaşlara k*rtlerde katıldı demenin ne kadar saçma olduğunu görürüz çünkü hepsi dağlarda yabani bir hayat yaşamaktaydı okuduğum 'Yüzbaşı Selahattin' isimli bir hatıratta o dönemdeki bir askerin anılarından derlenmiş ve durumu açıkça ortaya koyuyor k*rtlerin askeri silahından tanıdığını dağlarda yaşadığını okuma yazmadan bir haber hayvanımsı bir hayat sürdüğünü ve cehpelere asker göndermeyip askere su bile vermeyen k*rtlerin hainlikleri de anlatılıyor kısacası k*rtler bu güne kadar destek olmak bir yana bu Millete hainlikten başka bir şey yapmamıştır kanlarının gereği kıyamete kadar hep hain kalacaklar biz Yüce Türk Irkı'da Kanımızın gereği hepsinden hesap soracağız öcümüzü alacağız..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yitmez TÜRK nesli
Tükenmez TÜRK nefesi
Her yanda çınlama TÜRK sesi
Irkıma şereftir Tanrının TÜRK demesi
Yurduma denmeli sadece ulu TÜRK ülkesi
Aklıma Başbuğumdan armağan TÜRK ülküsü
Gönlüme maziden yarına bir vurgun TÜRK sevdası.
M. Badurak
Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 3.138


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #7 : 20 Mart 2015, 18:43:08 »

Kocaseyit namı, Seyit Ali Çabuk tam adı.

Çanakkale’de 276 kiloluk top mermisini tek başına sırtlayıp İngiliz zırhlısını vuran kahraman.

1889’da Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı bir orman köyü olan Manastır köyünde doğan Seyit Ali, Yörük çocuğudur.

Mavi gözlü ve ufak tefektir.

Gariban Anadolu köylüsü.

Keçi güder arada kaçak odun kömürü yapar satar.

1909’da askere gider.

1912’de Balkan Savaşı’na katılır.

1914’te Birinci Dünya Savaşı başlayınca Çanakkale cephesinde topçu eri olarak bulundu.

18 Mart1915’te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı’nı geçmek için saldırıya geçti. Bu sırada Seyit Ali, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevlidir.

(Savaşın en kritik anlarından birinde Queen Elizabeth zırhlısından atılan bir top mermisi Mecidiye Tabyası’na isabet eder. Mecidiye Tabyası’nın pozisyonu çok kritiktir. Boğazdan geçen düşman savaş gemilerini vurmak üzere oradadır. Ve hedef alınan tabyada geriye sadece iki er ve tabya komutanı kalmıştır. Bu erlerden bir tanesi Seyit Ali Çabuk’tur. Seyit, 276 kiloluk bir mermiyi, mataforası yani vinci bozuk olan topçu bataryasına tek başına sırtlayarak yerleştirmeyi başarır. İlk denemesinde Ocean gemisini vurmayı başaramaz, ikinci kez tekrar bunu dener ve başarır, ancak yine vurmayı başaramaz İngiliz zırhlısını. ve son denemesinde Niğdeli Ali’nin de yardımıyla top mermisini bataryaya yerleştirir. Ve Ocean gemisini dümen sisteminden vurmayı başarır. Ocean daha sonra sürüklenir ve Nusrat’ın döşediği mayınlardan birine çarparak batar. Bazı iddialara göre, Seyit Onbaşı’nın attığı top, Fransız Bouvet zırhlısını vurmuştur. Bazı askeri tarihçiler ise Seyit Onbaşı’nın hikayesini yalanlar, düşman zırhlılarının mayına çarparak battığını anlatır.)

Bu başarısından ötürü onbaşı rütbesine yükseltilmiş bir de ödül olarak çift tayın verilmiş.

O da bir hafta sonra kursağından geçmeyince istememiş.

Seyit Ali, 1909’da gittiği askerden, 1918’de onbaşı olarak döner.

1915’teki zaferden sonra 3 yıl daha Çanakkale’de askerliğe devam eder.

1918’de terhis olur.

SABAHA KADAR EVİNİN KAPISINI ÇALMADI

Çanakkale’den Havran’daki köyüne kadar 145 kilometreyi 13 günde yayan yürür.

Köyünde onu herkes öldü bilmektedir.

Geldiğinde evine giremez. Çünkü 9 yılda belki karısı, yeniden evlenmiş olabilir. Akşamdan geldiği evini sabaha kadar göz hapsine alır. Sabah koyunları çıkarmak için gelen bir akrabası ile karşılaşır.

“-Sen kimsin?

-Ben Seyidim.

-Biz seni öldü biliyoruz.

-İşte sağ döndüm. Benim hanım evli mi?

-Hayır evli değil. Bir çocuğun var içeride, çocuğu korkutursun. Bağırarak git, haberi olsun.”

Kapıdan eşinin ismini seslenir. 8 yaşında bir kız çocuğu kapıya gelir. “Anne” diyor, “kapıda sakallı biri var korktum.” Annesi geliyor kapıya bakıyor ki, adamı. “Korkma kızım o senin baban.”

Ve 9 yıl sonra kızıyla böyle tanışıyor.

O kız, sonradan nine olduğunda torunlarına, “Baba deyip de bir müddet kucağına oturamazdım” der.

BİR TEK ATATÜRK HATIRLAR

Kocaseyit, harpten döndükten sonra burada köyünde kimseye savaş ile ilgili bir şey anlatmaz. 9 yılda yaşadıklarını kendine saklar. Kolay değil, yaşanan olaylar, büyük travmalar yaratmıştır muhtemelen. 1929’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir açılış için Havran’a gelir. Açılıştan sonra Havran Nahiye Müdürü’ne der ki, “Burada bir Seyit Onbaşı olacaktı onu görmem lazım.”

Ancak Havran Nahiye Müdürü, Seyit Onbaşı’nın hangi köyde olduğunu bilmez. “Buluruz tabii Paşam” deyip, Edremit askerlik şubesinden Seyit’i sordurur. Manastır köyünde bulunur. Şubeden 2 jandarma görevlendirilip salınır. Sabah çıkan jandarmalar akşamüstü köye gelir. Kocaseyit, dağa kömüre gitmiştir. Jandarmalar evinin önünde akşama dek bekler. Akşam geç saatte evine gelen Seyit, jandarmayı görünce, kaçak kömür için geldiklerini sanır. Ama bozuntuya vermez. Askerlere “suçum ne ki” diye sorar. “Hayır, suçun yok biz seni bekliyoruz. Seni Paşa çağırıyor.” Seyit, sevinir. Gece yarısı vardıklarında nahiye müdürü, Seyit’i perişan vaziyette görünce, önce onu bir güzel yıkatır, berberde saç sakal traşı yaptırır. Sabah da elbisesini verir. Atatürk’ün yanına çıktığında, biraz sohbetten sonra Paşa ‘ne istersen, iste sen büyük kahramanlık yaptın’ der. Maaş bağlatılmasını teklif eder. Seyit Ali, “Hayır paşam” demiş, “biz görevimizi yaptık maaş için değil” der. Tek bir isteği olur Atatürk’ten, “Ben dağda kaçak odunla kömür imal ediyorum. Havran ve Edremit’te gece kaçak satıyorum. Senin emrinle o dağdaki ormancılar baltamı almasa. Rahat çalışsam, maaş da istemem”

Atatürk, nahiye müdürüne talimat verir, Seyit’e dokunulmasın diye.

Ancak iki yıl sonra yeni gelen nahiye müdürü bu emri uygulamaz, Seyit’e pek rahat verilmez.

Seyit Ali Onbaşı, bir süre daha dağda odun kömürü yapar.

Yaşlanmaya başlayınca zorlanır, Havran’da bir fabrikada hamallığa başlar.

Seyit Ali Çabuk, 1939’da 50 yaşındayken, zatürreye yakalanır ve yaşamını yitirir.

Köyündeki mezara gömülür.

Kocaseyit’in köyü, hala yoksul…

Yüze yakın torununun yaşadığı Kocaseyit Köyü (köyün adı sonradan Çamlık, 1990’da da Kocaseyit olmuştur), büyük oranda elektriksiz ve susuz.

alintidir...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
ATSIZHAN
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 8


« Yanıtla #8 : 05 Kasım 2015, 00:06:15 »

Osman Pamukoglu bunu videoda aciklamis, askeri arsivlerden aldigi bilgilerle  
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
https://www.youtube.com/watch?v=1q9R5M5CRis


"Canakkalede  resmi zahiatimiz 48 000 bunun sadece 992 Güneydoguya aittir bununda 512 si Anteplidir, geri kalanda kürt degildir..."

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.775


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #9 : 10 Mart 2017, 13:00:55 »

İlginç bir millet olduk. Türklere, Türk ırkçılığını anlattığımızda "ama Çanakkale'de beraber savaştık" sözünü duyuyoruz. Buna neden inanıyorlar, neden inanmak istiyorlar? Varsayalım ki beraber savaştık. Bu çıkan isyanları, Pkk'yi yok sayar mı? Madem kardeşiz neydi Koçgiri? Peki Tunceli? Ya Doğudaki bütün k.rt örgütleri?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.