12 EYLÜL 1980'DE DIŞ POLITİKA!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ocak 2020, 18:59:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: 12 EYLÜL 1980'DE DIŞ POLITİKA!  (Okunma Sayısı 6125 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 30 Aralık 2009, 02:56:04 »

 

12 Eylül 1980 günü iktidara el koyan TSK adına konuşan  Genel Kurmay Başkanı K. Evren, askeri rejimin dış politikası konusunda şöyle diyordu; Türkiye Cumhuriyeti, NATO dahil tüm ittifak ve anlaşmalara  bağlı kalarak, başta komşularımız olmak üzere, bütün ülkelerle karşılıklı bağımsızlık saygı esasına dayalı, birbirlerinin iç işlerine karışmamak kaydıyla eşit şartlar altında ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerini  geliştirmek kararındadır. Uluslararası sorunların  barışçı yollarla çözülmesinden yana bir politika izlenmesine devam edilecektir...

  Türkiye bu dönemde ABD ile yakınlıklarını iyice arttırdı. Bakın o zamandan abd ye yalakalık için nasıl bir taktik izlenmiş!!!!
. Barışçıl politikaya da ne oldu yöntemleri kendi çıkarlarınca kullanmadıkları zaman, dış borç mevusu ile gayet barışçıl bir çizgide gidildi...yaşasın İMF.... !!!!!!!!!!!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 30 Aralık 2009, 03:25:41 »

Evet o dönemin akabinde Turgut Özal bakanlığı döneminde Türkiye uluslararası platformda ABD ile olan bağlarını temel veri saymaya devam etti. NATO üyesi olmak ve soğuk savaşın yeniden canlanma belirtilerini   hissetmek gibi olgular, Türkiye'nin ABD nezdindeki önemini koruyan  ana etkenlerdi. Bu yakınlığı sarsan olaylar ABD senetosunun  Ermeni sorunu karar taslakları ya da kararları Kıbrıs  nedeni ile başlamış olan ambargo önlemlerini içeren pürüzlü noktalardı. ABD g...........tü sıkıştıkça neden bize bulaşıyor umarım anlamışsınızdır.. Ne diyor yukarda iç işlerine karışmamak, yahu içimizi dışımızı bıraktı mı ki!!!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TürkcüKasirga
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 30 Aralık 2009, 03:48:13 »

Bugün tarihinde ilk defa Askeriyenin ve dahi Türk Milletinin mahremi olan "Kozmik" odasini senaryo kapmasinda basina ve serefsizlere actiran yahudi usagi ilker kicbuguyu bu millet lanetle anacaktir !
Halbuki GKB basta olmak üzere yanindaki kuvvet komutanlari Türk soylu olsalardi ölümüne buralara girilmesine müsaade etmezlerdi..

Bugün su bir gercektir ki, Türk Ordusunun üst kademeleri devsirmeler tarafindan bir hayli zamandir isgal altindadir ayni Türkiye´nin yönetimlerinin isgal altinda oldugu gibi !

Biz daha önce Evren ve taifesi hakkinda yazdigimizda ordu düsmani ilan edilmistik ! Nerden nereye...






Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 30 Aralık 2009, 03:56:59 »

Ben onu zaten hiç anlayamıyorum! nasıl izin verir ordu buna, hadi yasaların hükmüne karşı çıkmayız dediler yahu bari biri çıkıp siz ne yapıyorsunuz bile demedi...''ORDU HÜKÜMET EL ELE ''izlenimini bırakıyorlar umarım gereken yapılır....
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TürkcüKasirga
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 30 Aralık 2009, 04:05:48 »

Ben onu zaten hiç anlayamıyorum! nasıl izin verir ordu buna, hadi yasaların hükmüne karşı çıkmayız dediler yahu bari biri çıkıp siz ne yapıyorsunuz bile demedi...''ORDU HÜKÜMET EL ELE ''izlenimini bırakıyorlar umarım gereken yapılır....

Kozmik oda yani " mahremiyet" anlamina gelen yer Ordunun ve Türk milletinin en kutsal yerlerinden birisidir. Bunu sagolsun tipinde zerrece Türklük olmayan yahudi piyonu Türkiyelilik kavraminin savunucularindan ilker kicbugu ilk defa kamuoyuna ve hainlere acmistir !

Egerki bu soysuz GKB Türk olsaydi, orayi ölümü pahasina actirmamasi lazimdi. Orda en kötü günümüzde kimin ne yapacaginin detayli bilgileri vardir.
Ve bu yahudi pici orayi danisikli dögüs ile actirmistir bu yoksa erdoganla son görüsmesinden sonra beraber aldigi ortak bir karar olmasin ?

Basbugun söylemi aklima geldi....tersaneleriniz isgal edilebilir, hainler her tarafa girebilir..ordu dagilabilir...

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 30 Aralık 2009, 04:19:43 »

Kandaşım o söylem her satırı ile aklımda olduğundan ne pahasına olursa olsun fikrimi saklamadan yazıyorum... Burda bu konuya duyarlılık göstermen ayrıca sevindirdi beni çünkü kaç gündür bu konuda kafamda olmaz düşünceler var... Neresinden tutsam elimi kesiyor o nedenle makul bir dille bu başlık altında açtım konuyu umarım anlayan, duyarlı kandaşlarımız gereken tepkiyi buradan göstererir.. Ordu hükümetle işbirliği içersinde hemde 1980 Eylül'ünden  beri!!!!!!!!!!

Hükümetleri atayan kim ABD....................VARIN ÖTESİNİ SİZ DÜŞÜNÜN...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 30 Aralık 2009, 23:26:25 »

Ayrıca bu dönemde; pkk terörünün yerleşim merkezi Suriye idi  bu devletin bunu o dönemde ciddi bir koz olarak kullandığı yok sayılamaz.. Suriyenin tedirginliği Hatay konusu bir yana, Dicle, Fırat Nehirlerinin suları,GAP projesinin tamamlanma aşamasına yaklaşmasıyla  stratejik önem kazanmıştı.Petrolsüz Türkiye su enerjisi ile eline güçlü bir koz geçirmişti. Bu sorunun yarattığı sıkıntı uzun bir süre yaşanmıştır hafızalardan silinse  de.. Ayrıca o dönemde Irak rejimi nehir suları konusunda tedirgin olmakla birlikte, kürt ayrıkçilığına kaşı Türkiye ile aynı tedirginliği yaşıyordu.. Bakın Irak ne durumda .....Önce İranla savaştırıldı sonra Körfez krizi patlak verdi...
  Az gelişmiş milletlerin kaderi midir nedir hep aynı çizgide sindirilmeye çalışılıyor,  asıl sorunların enerji ve hammadeden çıktığını da gözardı edemeyiz. Avrupa konseyi askeri rejimden dolayı Türkiye'yi dışlamak yerine bazı temsili konularda sınırlamalar getirmiştir...ABD'nin istekleri doğrultusunda çok partili hayata yeniden geçilince bu durum ortadan kalmıştır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KARAYILAN_rh
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #7 : 02 Ocak 2010, 18:55:21 »

DEĞERLİ KANDAŞIM;

12 Eylül Sonrasının şartlarını, hemen 12 Eylül'ün sonrasından değerlendirmek yanlış olur...Bunu kavrayabilmek için çok daha öncelere gitmek gerekir. Kanımca, Türkiye'nin NATO'ya girişine kadar gitmek, Türkçe Ezan'ın yerine tekrar Arapçasını getiren DP iktidarına kadar uzanmak ve adım-adım nasıl köleleştiğimizin farkına varmak gerekir..
12 Eylül Darbesinden sonra Orhan Aldıkaçtı yönetiminde bir kurula bir Anayasa hazırlatıldı...Baştan sona yanlışlarla dolu bu Anayasa'da Kenan Efendi ve diğer generallere yargılama yasağı konuyordu...
İşin garibi; yapılan refarandumda, Anayasa ayrı, Kenan Evren'in Cumhurbaşkanlığı ayrı oylanmadı...Yani, Anayasaya evet diyorsan, Kenan Evren'in Cumhurbaşkanlığına da evet demiş oluyordun...Refarandumda kullanılan zarflar gayet açık renkteydi, hayır oyları koyu renkteki pusulalardı...Gün ışığında kimin hangi oyu kullandığı açıkça belli oluyordu...Oylamanın yapıldığı gün İstanbul'da tam bir sürek avı yapılmıştı...Bütün polis merkezleri ve Gayrettepedeki siyasi şube "hayır" oyu kullananlarla doluydu...
12 Eylül Darbesine gelince...Kenan Evren hemen öncesinde zaten ABD seyahatindeydi ve yeni dönmüştü...Kanımca bütün plânlar orada yapılmış, en ince ayrıntısına kadar ABD'ye bilgi verilmişti...Refarandumda %98 evet oyu alan Kenan Evren, aslında kendisi de emekli bir General olan Turgut Sunalp'ın kurduğu partiyi destekliyordu fakat ANAP seçimleri kazandı...Ne olursa olsun, 12 Eylül yönetiminin aşırı baskıcı yönetimine karşı TÜRK halkının tepkisiydi bu...
Bugün İrtica diye adlandırdığımız bütün yasadışı örgütler, Arap Sermayesinin güdümünde 12 Eylül yönetiminin bilgisi dahilinde olmuştur..Ilımlı İslam modelinin ilk adımları sayılabilecek olan bu girişim özünde şunu getiriyordu kanımca...Kominist Rusya'yı bir yeşil kuşakla çevirmek ve ilerde sömüreceği ülkelerde karışıklık çıkartmak...
Şeriatçı ve dinci örgütlerin Avrupa'da örgütlenmesi, Yeşil Sermaye'nin Türkiye'de kökleşmesi, Yurtdışında dolandırılan gurbetçilerden çarpılan paralarla (işçilerin sözde ortak oldukları) fabrika ve kuruluşların Anadolu'da boy göstermeleri...Hep bu 12 Eylül darbecileri ile sonradan Turgut Özal iktidarının marifetidir...Sonrası malum: Özelleştirme furyaları, rüşvet, boşaltılan bankalar ve iflaslar...
Ayrıca; PKK terörü de ASALA terörünün hemen ardınlan Turgut Özal iktidarının ilk yıllarında başladı...Aynı merkezden yönetilen bu iki terör örgürü de hep dış bağlantılıdır...Başarılı oldular...Yeteneksiz ve işbirlikçi iktidarlar sayesinde bugün onbinlerce şehidimiz ve gazimiz bulunmaktadır...Bu kadar güçlü bir dış desteğe sahip olmasaydı, PKK piçlerinin bu terörü bu kadar uuzun sürdürebilmeleri mümkün değildi...CHP sayesinde meclise de girdiler...Daha ne olsun?
Damarlarında TÜRK KANI taşıyan her TÜRK, bunları detaylıca araştırmalı ve bilmek zorundadır...
TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOKTUR VE ASLA DA OLMAYACAKTIR.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN.
KARAYILAN_rh
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 03 Ocak 2010, 15:21:37 »

Karayılan kandaşım tespitlerine katılıyorum fakat kısaca özetlemem gerekirse 1980 Cuntası güdümlü bir şekilde Türkiye'de islami siyasetin yaygınlık kazanmasına zemin hazırlamıştır. Bunun akabinde ordu içersinde tarikatçılar çoğalmıştır. Eğer bu gün Musata Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'de ordu bu kefaşe soylarına ve yaptıklarına sessiz kalıyorsa, işte bu öbekleşen tarikatçı mensuplar yüzünden. İlginize arz ediyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KARAYILAN_rh
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 78



« Yanıtla #9 : 03 Ocak 2010, 19:14:56 »

DEĞERLİ KANDAŞIM;

1980 Cuntası hakkındaki görüşlerimizde bir paralellik olduğunu zaten belirtmişsin...ABD izinli ve bilgisi dahilinde olan bu Cunta'nın biraz öncesine gidersek, daha net tespitlere varacağımızdan hiç kuşku duymuyorum...Ama öncelikle TSK hakkındaki genel görüşlerimi belirtmekte yarar olacaktır...

1.) 1923-1938 yılları arasındaki BAŞBUĞUMUZ M.K.ATATÜRK'ün Cumhurbaşkanlığı yılları arasnda, hiç yurt dışı seyahat yapmadığını hatırlamak gerekir.
2.) Atatürk bu tavrıyla, inisiyatifin artık TÜRK MİLLETİ elinde olduğunu, yeni TÜRK DEVLETİ ile oluşturulacak olan ilişkilerde, sorunu olan Ankara'ya gelsin mantığından hareketle, bir ağırlık ve otorite görüntüsü kazanmayı amaçlıyordu, ki bu da son derece akıllı bir yaklaşımdı.
3.) Dün, cephelerde karşı-karşıya geldiğimiz düşmanlarla, aynı coğrafyada yaşadığımızdan, ister-istemez, bir takım ilişkiler geliştirmek zorundaydık, bu geliştirilecek ilişkiler öncesinde, ipler Türk Devleti'nin elinde olmalıydı.
4.)Bilindiği üzere, ABD Başkanından Yunan Kralına kadar hepsi ATA'nın ayağına gelmişlerdir.
5.)Yurtta Sulh, Cihanda Sulh...Anlayışındaki Dış Politika ekseninden hareketle, Atatürk iki önemlik Pakt kurmuştur: Balkan Paktı ve Sadabad Paktı...Savaş sonrası oluşacak olan Yeni Dünya Düzeninde, bu TC Devletinin tarafsız kalacağıın göstergesiydi...Doğru bir yaklaşımdı ama sonradan gelenler bu politikayı terkederek, Kominizm tehlikesinekarşı NATO'ya girmeyi önemli buldular...İlk büyük yanlış budur...
6.) Tarihte Ankara Hükümetinin yaptığı ilk resmi antlaşma, Ruslarla olup bu antlaşma sonunda Ruslar topraklarımızdan çekilerek şimdiki Kars sınırı çiizilmiştir...Doğu Cephesindeki 3.Ordu'nun boşta kalması, savaşın diğer aşamalarında Türk Devletine büyük yarar sağlamıştır...
7.) Ata'nın ölümünden sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nin o günkü şartları (Askeri, Jeopolitik ve Stratejik) doğru değerlendirilseydi,belki de NATO'ya girilmez ve böylelikle, hem Kore'de şehitler verilmez ham de ABD'ye bağımlı hale gelmezdik...
8.) Türk Ordusu, daha o günlerden itibaren, gerek askeri malzeme temini, gerek savaş silahları temini olarak tam anlamıyla ABD'ye bağlanmıştır...Bu bugün de böyledir...
9.) Hiç bir Devlet, hiç bir Devlete karşılıksız bir şey vermez...ABD'de bunu çok iyi bildiğinden, kendi çıkarı olan pğrojelerde Türk Devletini bir payanda olarak kullanmaktadır.
10.) Türk Devleti, kendi askeri silah ve malzemelerini kendi üretmeye başladığı an (Elimizdeki ASELSAN bir şeyler yapıyor ama bu yetersizdir...) Türk Halkı da ABD destekli iktidarlara oy vermediği an, bu beladan kurtulmak mümkü olacaktır...
Şimdi gelelim 1980 öncesine:
1980 öncesi, ABD Ajanları tarafından, çok ince bir oya işler gibi titizlikle hazırlandı...Kahraman Maraş ve Çorum olayları, Taksim olayları bunun en güzel kanıtıdır. 1980 öncesi öğrenci olaylarında, aynı silahın bazan sağcıların, bazan de solcuların elinde, cinayetlere karıştığı belgelenmiştir.
Zaten, ülkenin büyük bir kısmı Olağanüstü Hal ile yönetiliyor, Kamu binalarını ve Bankaları asker bekliyordu...Ordu isteseydi, bu olayları çok daha fazla kan dökülmeden bastırabilirdi...Ama yapmadılar...Darbe şartlarının oluşmasını beklediler...13 Eylül'de olayların bir bıçak gibi kesilmesi bunun en iyi kanıtıdır. Daha önce de belirttiğim gibi, Kenan Evren Diktası, ABD'nin bir projesi olarak, Sözde İslâma büyük bir ivme kazandırdı ve irtica yuvaları hareketlendi...Sonraları da, dış projelerle büyütülen bu irtica yuvaları, yine ABD'nin kurdurttuğu yasal ve yasal olmayan bir-takım oluşumlarla (kimileri buna Gladyo diyor) ortadan kaldırılmaya çalışıldı...Olay Budur...
Ordunun içine çöreklenen irtica'dan bahsetmişsin...Buna belli ölçüde katılırım, ama, her sene toplanan YÜKSEK ASKERİ ŞURA'da bunlar temizleniyor...(Ya da biz öyle biliyoruz...)
Andam; Dilersen Kenan Evren'den sonraki Genel Kurmay Başkanlar'na bakarsak, orduyu daha iyi analiz edebileceğiz...
Kenan Evren'den sonra Nurettin ERSİN...Yorum yapmaya bile gerek yok, zira, aynı Cunta'nın içindeydi.. Daha sonra; Necdet Üruğ, 1983-1987 arası...Asala Teröründen sonra PKK'nın kuruluş yılları...O yıllarda PKK'nın dış desteği pek bilinmiyordu...Bu kişi hakkında pek olumsuz düşünmüyorum...Sonra; Necip TORUMTAY, bu kişiyi de Atatürk'çü olarak bilirim...İşte bundan sonrası karışık Andam...Doğan GÜREŞ...Kendisi de bir Kürt olan bu adamın yönetimide, TANSU ÇİLLER faktörünü de göz önüne alırsak, her türlü rezillikler yaşandı...İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu'ndan sonra (bunlar Atatürkçüydü) tam bir Fettullahçı olan Hilmi ÖZKÖK geldi...Basında da yer alan Darbe söylentileri hep bu adama yöneliktir...Bundan sonrasını sayma zaten...Beş para etmez adamlar...Yaşar Büyükanıt, meşhur Beşiktaş'daki RTÜ ile yaptığı toplantıda, Recep'in tehditlerine boyun eğerek, yelkenleri suya indirdi...İlker Başbuğ'u da görüyorsun zaten...
Yeni bir Atatürk çıkar mı bilmem? O güne kadar kişilikli bir Genel Kurmayn için bekleyeceğiz herhalde...
ESENKAL...
KARAYILAN_rh
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.221 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.