''ORİON'' takım yıldızı ve TÜRK piramitlerinin karşılaştırılması.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 08:17:22


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ''ORİON'' takım yıldızı ve TÜRK piramitlerinin karşılaştırılması.  (Okunma Sayısı 9112 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 03 Ekim 2010, 12:36:25 »

ÖNCE ORİON TAKIM YILDIZINA BAKALIM

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


ŞİMDİ PİRAMİTLER İLE OLAN ALAKASINA BAKALIM

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


MISIR'DAKİ PİRAMİTLER


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın





Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Mısır'daki Giza ve Çin'deki Türk pramitlerinin Avcı takımyıldızı ile olan sıralanış benzerliği.

Acaba Mısır pramitlerini de Türkler yapmış olabilir mi? Çünkü biliyoruz ki mumyacılık Mısır medeniyetine Orta Asyadan,yani Türklerden geçmiştir.Mısırda hâlâ okunamamış hiyeroglifler var.Değerli tarihçimiz Kazım MİRŞAN bu hiyeroglifleri okuyup bunların Türkçe (Ön Türkçe) olduğunu kanıtlamıştır ve Mısırların dip kültüründe bir Türk uygarlığı olduğunu savunmuştur.
Haluk TARCAN da;katıldığı Ceviz Kabuğu programında Mirşan'ın tezini savunmuştur ve o programda:
“Türkler, Çin’de 300 m yüksekliğinde taş piramitler inşa etmişlerdir. Bilindiği üzere, Mısır Piramitlerinin yaşı M.Ö. 8000 civarında. Oysa, Türkler tarafından yapılan piramitler bunlardan tam 2000 yıl önce, yani M.Ö. 10 bin yılında yapılmışlar”. demiştir.
Keşke ulu önderimizin başlattığı Türk tarih çalışmaları hız kesmeden devam etseydi ve Türk'ün kim olduğunu dünyaya gösterebilseydik.
(Amerika kıtasındaki pramitlerin üzerindeki toz üflendiğinde de karşınıza yine Türkler çıkmaktadır..)


Orion (Avcı Takımyıldızı), Gökyüzünde hem güney hem de kuzey yarıküresinde bulunan ve bu sayede tüm dünyadan görülebilinen, oldukça parlak yıldızlardan oluşan dolayısıyla da kolay bulunabilinen takım yıldız.

Avcının belirgin şekli dört belirgin yıldızdan oluşan boyu eninin iki katı kadar olan bir dikdörtgen ve bu dikdörtgenin merkezinde çapraz durmakta olan üç ayrı yıldızdır. Betelgeuse avcının sağ omzuna, Bellatrix sol omzuna, Rigel sol ayağına ve Saif de sağ ayağına denk gelir. Ortadaki üç çapraz yıldız (alttan üste sırayla Alnitak,Alnilam ve Mintaka) avcının kemerini (Orion kuşağı olarak da bilinir) oluşturur. Kuşağın altında bulunan M 42 bulutsusu (nebulası) avcının kılıcıdır. Heka adındaki avcının başını simgleyen kısım aslında üç daha sönük yıldızdan meydana gelir. Betelgeuse'un üstündeki yıldızlar avcının sag kolunu Bellattrix'den ötede olan yıldızlarda avcının kalkanını oluşturur.


Avcı kış ayları boyunca Türkiye'den rahatlıkla gözlemlenebilir. Avcıyı gözlemlemek isteyenler güney ufkuna bakmalıdır. Avcının yeri bulunulan aya göre güneybatı ile güneydoğu arasında değişir. Bünyesinde gökyüzünün en parlak yıldızlarından Rigel (7. en parlak yıldız) ve Betelgeuse (10. en parlak yıldız) bulunur. Avcının komşuları Boğa, İkizler, Eranus nehri, Tavşan takımyıldızlarıdır.
***
Sirius Kültü

Orion Takımyıldızı Ekvator bölgesinde çıplak gözle bakıldığında Orion kuşağı denilen 4 tanesi dörtgen 3 tanesi de bu dörtgen içinde eşik bir çizgi üzerine sıralanmış toplam 7 yıldızdan oluşur. İnsanlık tarihinin yolu bu takım yıldızı ile bir çok kez kesişmiştir. Neredeyse ilk çağlardan beri her zaman Güneş Ay Merkür veya Venüs gibi gözümüzün önündeki gök cisimleri kadar insanlığın dikkatini çekmiştir.

Örneğin niye yapıldığı belli olmaması nedeniyle üzerinde çok fazla spekülasyon yapılan Güney Amerika'daki Nazca Çölü'nde yere kazınmış çok çeşitli dev figürlerden biri olan örümcek motifinin Orion Takımyıldızının yer küredeki temsili olduğu iddia edilmektedir. Antik Yunan mitolojisine göre Orion Poseidon’un oğludur. Her zaman köpeği ile gezen büyük bir avcıdır. Yakışıklılığı ve kadınlara düşkünlüğü ile ün salmıştır. Hera’yı kıskandıracak kadar güzel karısını kaybettikten sonra misafir olduğu Oinopion’un kızı Merope’yi baştan çıkarmaya kalkışmış Oinopion da bunun üzerine onu kör etmiştir. Daha sonra Eos tarafından kaçırılan Orion’u bakire tanrıça Artemis bir akrebe sokturarak öldürdü. Akrep ödül olarak burçlar arasında yerini aldı. Orion’a gelince o da gökyüzünün karşı yanında bir takım yıldız haline gelmiş; köpeği ise Sirius yıldızı olmuştur. Sirius’un aynı zamanda Köpek yıldızı olarak da anılması bu sebepledir. Bir başka coğrafya Hindistan'da ise Orion Takımyıldızı Zaman-Adamı anlamına gelen Kal-Purush olarak bilinir.

Bu yıldız kümesinin en güçlü motif olarak kullanıldığı kültür eski Mısır Medeniyeti'dir. İnanışa göre Gök Tanrıçası Nut Osiris ile Set adlı iki erkek tanrıyla İsis ve Nephthys adlı iki kardeşi dünyaya getirir. Osiris hem tanrı hem de insan olduğu için Mısır'ın ilk kralı olmuş kız kardeşi İsis de onun eşi olmuştur. Osiris iyi bir yönetimle insanlara dini ve uygarlığın sanatlarını öğretmiş Mısır'ı zenginleştirmiştir. Ne yazık ki kralın kardeşi Set bir komplo kurarak onu öldürür. Vücudunu parça parça doğrar ve Mısır'ın her tarafına saçar. Bu sırada Osiris ve İsis'in tahta geçecek bir veliahtları yoktu. Ancak İsis kendi sihir gücüyle kocasının vücudunun parçalarını gizlice toplar; bir araya getirip Osiris'in vücudunu oluşturur böylece ilk mumyayı yapmış olur. Mısırlıların mumya kültürünün kaynağının bu efsane olduğu bilim adamlarınca kabul edilir. İsis yeniden hayata dönen Osiris ile cinsel ilişkiye girerek hamile kalır. Osiris kendisi için geçici ve kısa süreli bu olaydan sonra bir yıldız varlık haline dönüşür. Orion Takım yıldızı böylece oluşur. İnanışa göre Orion Takımyıldızı böyle oluşur. (bknz.Eski Mısır İnanışlarında Osiris Kültü)

Mısır Medeniyetini kuranların bu takım yıldız ile ilişkileri bununla sınırlı değildir. Örneğin Keops ve Kefren isimli dev piramitleri ile beraber bu piramitlerin tepe noktalarından geçen eksenden az kaçık inşa edilmiş küçük Mikerinos piramitleri de ilginç bir şekilde bu takımyıldızı ile ilişkilendirilmektedir. Bilindiği gibi en başta yer alan en büyük piramit Keops hakkında oldukça fazla yazılmış iddia vardır. Yüzlerinin dört ana yönü göstermesi üzerinden geçen meridyenin Dünya kara parçaların tam ikiye ayırması bunlardan bir iki tanesidir. Fakat bu üç piramide beraber bakılınca bu güne kadar gözden kaçan bir başka anlam ortaya çıkmıştır. Bunun için en sonda duran en küçük cüsseli Mikerinos piramiti yol göstermiştir. Antik Mısır tarihçileri Mikerinos piramidini inşa eden firavunun bu piramidi başka bir yerde yapmak yerine neden bu iki dev piramidin yanında yaptırdığı konusundaki açıklamaları kafalardaki soru işaretlerini kaldırmamaktadır. Çünkü bu piramit kendi başına alındığında hiçte küçük değildir fakat diğer iki dev piramidin yanında cüceleşmektedir. Ayrıca inşa edilen zeminde hiç bir problem olmamasına rağmen neden bu piramidin Keops ve Kefren piramitlerinin tepe noktalarından geçen eksenden az kaçık inşa edilmiş olması da karanlıkta kalan diğer bir konudur.

Belki de açıklama için bu yazının en başında anlatılan Orion kuşağını hatırlamak gerek. Bu kuşakta iki tane parlak yıldız bu iki yıldızı kesen eksenden az kaçık ve çok daha az parlak bir üçüncü yıldız yer alır. Piramitlerin yerleşim planı ile bu yıldızların yerleşimi tamamen aynıdır. Ayrıca Mısır’ı ortadan ikiye bölen Nil Nehri ile gökyüzünü aynı şekilde ortadan ayıran Samanyolu eski Mısır Gök dini çerçevesinde birbirleriyle ilişkilendirilmişlerdir. Ne ilginçtir ki Nil Nehrinin bu piramitlere göre yeri ile Samanyolu’nun Orion Takımyıldızına göre yeri aynı şekildedir. Giza’da bulunan bu üç piramit dışındaki bölgeler de yer alan diğer bazı piramitler ile Takımyıldızın diğer üyelerin yeryüzündeki temsilcileri tamamlanmaktadır. Abu Ruwash’daki Nebka piramidi Orion’un sol ayağı olarak adlandırılan yıldızı Zawyat Al Aryan’daki piramit ise Orion’un sağ omzunu simgelemektedir. Mısırlıların bu takımyıldıza çok önem verdikleri rahatça anlaşılmaktadır.

Ancak Dünya ve ay gibi daha kolay gökyüzünde izlenebilecek ve devirleri bir yıl veya bir ay gibi kısa dönmelerde ölçülebilen gök cisimleri varken neden atalarımızın bu takım yıldıza merak sardıkları ve onun ile ilgili detaylı takvimler yaptıkları hakkında doyurucu bir cevap yoktur. Milliyet gazetesinin 1 Ağustos 1998 sayılı nüshasında; bilim adamlarının hayatın temel taşlarını oluşturan moleküllerin Dünya’ya Orion nebulasından ulaştığına dair bir haber yer aldı.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #1 : 03 Ekim 2010, 12:36:56 »

PİRAMİTLERİN İÇİNDE BLUNAN MUMYALAR.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın





Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #2 : 03 Ekim 2010, 12:37:46 »

İlk insan mumyalama tekniğini mükemmel bir şekilde uygulayanlar Altay Türkleridir.(Mısır medeniyetinden yüzyıllarca önce) Uygur bölgesinde bulunan,Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir.Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır.Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut.Arkeologların dahi girişine kati surette izin verilmiyor.Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir.




Ceviz Kabuğu Progamın�a katılan (İzleyici telefonu) Halil Şıvgın (Eski �Sağlık Bakanı� demiş ki:

�1984 yılında ben Çin�i ziyaret ettim, Çin�i ziyaretim sırasında Turfan�a götürdüler. İlk defa Turfan�a giden Türk heyetinin mensubu olmakla da gerçekten gurur duyuyorum. Orada bizi gezdirirken mumya bulduklarını söylediler ve biz mumyaları gördük. O gördüğümüz mumyaların Mısır�daki mumyalardan çok farklı olduğunu ifade ettiler, yani teknoloji olarak, yapımı olarak Mısır�daki mumyaların önünde olduğunu.

Daha sonra aradan yıllar geçti, bir televizyon kanalında bu konun tartışılmakta olduğunu gördüm. Gerçekten bilimsel olarak, gidilmiş, Mısır mumyalarıyla Turfan�daki mumyalar arasında bir kıyaslama yapılıyor. Bu kıyaslamada, Turfan mumyalarının� �Ben orada kadın mumyaları gördüm, çocuk mumyaları gördüm, erkek mumyaları gördükm, fakrlı şeylerden. Ve o sırada, hatta bir tanesinde yeterince koruma yapılmamış, bozulmaya başlamılştı müzede gördük onları.

Bu mumyalardaki üstünlüğü bilim adamları ortaya koymaya başladılar. Bilim adamlarının ortaya koydukları bir gerçek var ki, ilk defa mumya kültürünün Türkler�den geliştiği ortaya çıkıyor. Bundan dolayı da ben şimdi iştirak ediyorum. Yani ben bilim adamı değilim, ama bizim bilim adamlarımınızın bu olayın üzerine ciddiyetle eğilmeleri gerekiyor. Eğer Mısır�daki mumya kültürü olduysa, var idiyse geçmişte, onun etrafında da bir kültürün olması lazım. Mısır�ın etrafında mumya kültürüyle ilgili herhangi bir şey yok. Afrika öbür taraf, bu tarafta da yine böyle bir kültür yok. Dolayısıyla, Orta Asya�dan o bölgeye giden Türkler�in varlığı söz konusu olabilir��

Ben bir katkıda bulunmak istiyorum bu mumyalar konusunda Urumçi mumyalarını söz konusu etmiştir, tabii ki çok önemli. Bakın, buradaki Urumçi�de teşhir edilen mumyalardan ilk birincisi 44 yaşında ve Milattan önce 1000, yani günümüzden 3000 yıllık. Bir başkası gene 1600, en yaşlı olarak da işte bu �Lolan� denilen bayan mumyası var, Doğum�dan önce 2000 bu, yani 4000. Şimdi en büyük özellii iç organlarının çıkartılmamış olması. Başka ?.. Şu andaki mumyaların durumu Mısır mumyalarına nazaran çok daha iyi olması� İleri teknolojide bir mumyalama sistemi öyledir, uygulanmıştır. Dahası, bir mumyanın üzerinde ameliyat izi var, at kılıyla dikilmiş. Amerika doktorların tespiti, dünyada ilk ameliyat veya operasyonlardan bir tanesi olarak kabul ediliyor. Dahası var; burada kumaş ekose ve boyalı ve Doğum�dan önce 2000′i konuşuyoruz, günüzmüden 4000 sene öncesini konuşuyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #3 : 03 Ekim 2010, 12:38:03 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #4 : 03 Ekim 2010, 12:38:36 »

Resimlerdeki koç heykellerini merak edenler:

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.mustafaaksoy.com/default.asp?inc=mzrtas
buradan Türkiye'de ki 100lerce resimlerine


buradanda koç başı damgasının önemine bakabilirler:

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.mustafaaksoy.com/default.asp?inc=dmg&altmn=10
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Ülgen Han
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 357


Tengrici Atsız Ata Çerisi


« Yanıtla #5 : 03 Ekim 2010, 12:55:22 »

Eline sağlık kandaşım. Çok ilginç bilgiler. Uygurların Mu kıtasından kalan en eski halk olduğu , Hunlardan önce var oldukları kesi
n. M.Ö. 8000'e kadar gidiyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #6 : 24 Ekim 2010, 16:51:55 »

Xi’an Kentinin yaklaşık 7,5 mil güneydoğusunda, varlıkları yalnızca 20 yıl öncesine kadar büyük ölçüde dünyaya çapında bilinmeyen ve killi topraktan yapılmış bir dev piramitler kümesi yer almaktadır.

 

Son zamanlarda yaptırımların serbest hale getirmesi ve önceleri Çin’in içersinde yabancılar için gidilmemesi gereken yerler olan yasak bölgelerin açılması ile birlikte, Çin’in kadim tarihi ile ilgili artan bilgilerin miktarı ilk kez erişilebilir hale geliyor.

 

Google Earth uydu görüntüleme vasıtasıyla, şimdi elimizde bulunan araçlar ile birlikte Çin’deki çeşitli piramit komplekslerini gezebilir ve nispeten iyi bir hassasiyet derecesi ile üzerlerinde ölçümler yapabiliriz. Ayrıca her şehirlerarası kompleks içersinde yer alan değişik piramitlerin aralarındaki açıları ve mesafeleri ölçebilir ya da ana pusula yönleriyle ilişkili halindeki hizalamalarını kontrol edebiliriz.

 

Birçok araştırmacı arasında sık sık sorup durulan soru şudur : Bu piramitler ne kadar eski ve onları inşa edenler kim?

 

Çin imparatorlarının ve başkalarının, yaklaşık olarak İ. Ö. 3’üncü yüzyıldan itibaren piramitleri mozole olarak kullandıklarını biliyoruz; ancak piramitlerin bulunduğu bölgelerdeki sözlü gelenekler ve manastır kayıtları, gösterişli büyük yapıların, kendi aralarındaki en yüksek mevkiye sahip olanlardan binlerce yıl daha yaşlı olduklarını gösterecektir.

 

Acaba bu dev yapılar, yalnızca tanınmış ölüler için muazzam anıtlar olarak mı inşa edilmişlerdi; yoksa bunların inşasında harcanan onlarca yıllık kocaman bir halk adanmışlığının yanında daha da derin bir neden mi var? Herhangi bir piramidin uzaklarda kalmış bir diğeri ile ilişkili olacak şekilde tam olarak konumlandırılmasında herhangi bir anlam var mı?

 

Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, olan bir Lama rahibi (Lama Miao* kentinin Bogdo’su**  olan bir rahip), 1912 gibi erken bir yıldan itibaren Çin-Moğolistan sınırı boyunca kervanlarla ticaret yapmakta Fred Meyer Schroder adlı batılı bir tacire konu hakkında bilgiler verdi.

 

 “Schroder,  geveze yaşlı rahibin ona : “piramitlerin yanıbaşından geçiyor olacağız” dediği sırada Çin-Moğolistan sınırı boyunca çalışan Bogdo ya da Holy One (Yaratıcı) adlı şirkette bir misyon üzerinde idi”.

“Ne piramidi?”, diye cevapladı Schroder.

“Niye ki? Büyük Shensi piramitleri. Onlardan sana hiç bahsetmemiş miydim?”

“Höyükleri mi kastediyorsun?”

“Onlar değil. Gökyüzü kadar yüksek dağlar var. Bunlar, içlerine imparatorlar ve imparatoriçeler gömülse de sıradan höyükler değil”.

“Bunlardan kaç tane var?”

“Yedi”.

“Nerdeler?”

Shensi eyaletinde, yolumuzun yakınlarında. Onları hiç görmedim. Ama eski Sian-Fu şehrinin yakınlarında olduklarını biliyorum”.


Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Kumbum Lama Manastırı

 

Sian-Fu, Pekin şehrinden uzun zaman önce var olmuş ve Çin’in başkentliğini yapmış antik duvarlı bir şehirdir. Birkaç günlük sert yolculuktan sonra nihayet ufukta bir şey belirmeye başladı; önceleri bir dağa benziyordu, ta ki yakından bir inceleme, kenarların düzgünce meyillendirildiğini ve tepesinin düz olduğunu gösterinceye kadar. Schroder, görebildiği insan yapımı en büyük nesnenin karşısında dehşete kapılmıştı. Böylesi gösterişli bir yapıyı inşa etme bilgisine ve yapabilme yeteneğine sahip insanların yeryüzünden tamamen kaybolmuş olması onu şaşkınlık içinde bırakmıştı. Daha da yakına geldiklerinde, yedi tane düz tepeli piramit gördüler (Kitap : The Bridge To Affinity, yazar : Bruce Cathie, sayfa 112-113).

Artık biliyoruz ki, Schroder’in bahsettiği çok büyük piramit, aslında yeniden şekillendirilip tepe yüzeyi örtü tabakasıyla kaplanmış ve İmparator Gao Zong ile İmparatoriçe Wu Zetian’ın mozolesi haline getirilmiş bir dağ idi. Kordinatlar : 34.573158, 108.218594

Schroder, daha da ileri giderek Onun Kutsallığı’na (Lamalığın, Hristiyanlıktaki Papalık makamına eşit olan en üst düzey makamına), yani Tashi Lama’ya danışma fırsatını elde etti. Tashi Lama, Moğolistan, Tibet, Çin ve Sibirya’dan gelen hacılar için meşhur bir mabet sayılan Kumbum lama manastırının sorumluluğunu üstlenmişti. Manastır, tüm Tibet’teki kadim kayıtların en büyük kütüphanesini içeriyordu. Onun Kutsallığı ile yaptığı görüşme sırasında, Schroder Shensi eyaletindeki Sian-Fu’da bulunan piramitlerin yaşını ilgilendiren sorular sordu. Tashi Lama şöyle cevap verdi : “En eski kitaplarımız bunların beşbin yaşında olduğundan bahseder”.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Schroder, bu cevap üzerine, piramitleri kimlerin inşa ettiğini sordu. Tashi Lama, “Onları tanımıyoruz. Kadim zaman insanlarıdırlar. Tüm söyleyebileceğimiz bu kadar”, diye cevap verdi. Onun Kutsallığı daha sonra manastır kütüphanesini ziyaret etmesi ve oradaki eski kitaplardan bazılarına bakması için Schroder’i davet etti. Büyük kütüphanenin çok çalışan yazmanlarıyla birlikte içerdeki çalışmaları gözlemledikten sonra Schroder, “Tashi Lama’nın nasıl raflardan birine gidip büyük bir cilt çıkardığını” kaydetmişti. “Deri ile sarılmış, organik kirişlerle bağlanmıştı ve çok eski görünüyordu. Kitabı açtığında, birkaç sayfa çevirdi; onların, piramitlerin ve diğer antik anıtarın varlığını kaydeden tür olduklarını anlatıyordu”.

Ayrıca Schroder’e üzerinde sütun tarzı yazma bulunan oyma bir toprak disk gösterildi, Schroder, yazmanın ne anlama geldiğini sorduğunda, Tashi Lama, “Atalarımızın, büyük suyun ötesindeki topraklarda yaşamış olan daha da eski bir halk ile yaptığı uğraşıları anlatmaktadır”, dedi. Yüzeylerinde sütun tarzı yazılar bulunan başka toprak diskler de ayrıca görünüyordu. Bunlardan bazıları manastırın en eski kayıtlarını temsil etmekte idi ve özel bir kutuda bulunuyordu.

Bakınız : Guns, Gold, and Caravans: The Extraordinary Life and Times of Fred Meyer Schroder, Frontiersman and Soldier of Fortune, in California, Mexico, Alaska, and China, Including His Discovery of the Mysterious Pyramids of Shensi and Rescue of the Boy Emperor (Silahlar, Altınlar ve Kervanlar : Fred Meyer Schroder’in Olağanüstü Hayatı ve Zamanları, Meksika, Kaliforniya, Alaska ve Çin’de Sınır Sakini ve Şansın Askeri, Gizemli Shensi Piramitlerini Keşfetmesi ve Çocuk İmparatoru Kurtarışı Dahil Olmak Üzere), Yazar : Robert Easton, 10 Bölüm, foto-kaplı 188 sayfa. (ISBN: 0-88496-122-2).

 

Dipnotlar :

 

* Lama Miao (ya da Lama Tapınağı) : Çin’in Chih-Li eyaletinde, Pekin’in 150 km kuzeyinde yer alan bir kent. Dolon-Nor (ya da Duolun) kentinin eski adıdır.

 

** Bogdo : Moğolistan Budizm’inde lama denilen rahiplerden üst düzeyde olanlarına verilen ad. En yüksek düzeydekilere Bogd Gegeen denir.

Gürol Bıçakçı'nın bir çalışmasıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #7 : 14 Mayıs 2011, 21:39:09 »

Güncelleme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.136 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.