Mustafa Kemal Atatürk'ün Anıları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ocak 2020, 02:13:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mustafa Kemal Atatürk'ün Anıları  (Okunma Sayısı 4258 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« : 02 Kasım 2013, 18:06:15 »

                                                     Atatürk’ün Anlatımıyla Sakarya Meydan Muharebesi

Atatürk Sakarya Meydan Muharebesinin nasıl kazanıldığını anlatıyor. Atatürk’ün dilinden Sakarya Savaşı.

Sakarya Meydan Muharebesi

Düşman ordusu 23 Ağustos 1921’de ciddi olarak cephemize temas ve saldırıya başladı. Bir çok kanlı ve bunalımlı safhalar, dalgalanmalar oldu. Düşman ordusunun üstün grupları, savunma çizgimizin bir çok parçalarını kırdılar. Bu ilerleyen düşman birliklerinin karşısına kuvvetlerimizi yetiştirdik.

Meydan muharebesi 100 kilometrelik cephe üzerinde geçiyordu. Sol kanadımız Ankara’nın elli kilometre güneyine kadar çekilmişti. Ordumuzun cephesi, batıya iken güneye döndü. Arkası Ankara’ya iken kuzeye verildi. Cephenin yönü değiştirilmiş oldu. Bunda hiç sakınca görmedik. Savunma çizgimiz bölüm bölüm kırılıyordu. Fakat hemen arkasından, kırılan her bölüm en yakın bir mesafede yeniden kuruluyordu. Savunma çizgisine çok ümit bağlamak onun kırılması ile, ordunun büyüklüğüyle orantılı uzun mesafe geriye çekilmek nazariyesini kırmak için memleket savunmasını başka bir biçimde ifade ve bu ifademde ısrar ve şiddet göstermeyi yararlı ve etkili buldum.

Dedim ki: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça bırakılamaz. Onun için küçük, büyük her birlik, ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe kurup muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler ona bağlı olamaz. Bulunduğu yerde sonuna kadar kalmak ve direnmek zorundadır.”

İşte ordumuzun her ferdi bu sistem içinde, her adımda en yüksek fedakarlığını göstermek suretiyle düşmanın üstün kuvvetlerini yok ederek yıpratarak sonunda onu, saldırısını sürdürme yetenek ve gücünden yoksun bir hale getirdi.

Muharebe durumunun bu safhasını hisseder etmez hemen özellikle sağ kanadımızla Sakarya Nehri doğusunda, düşman ordusunun sol kanadına ve ardından cephenin önemli bölümlerinde karşı saldırıya geçtik. Yunan ordusu yenildi ve geri çekilmek zorunda kaldı. 13 Eylül 1921 günü Sakarya Nehri’nin doğusunda düşman ordusundan eser kalmadı. Bu suretle 23 Ağustos gününden 13 Eylül gününe kadar, bu günler de dahil olmak üzere, yirmi iki gün, yirmi iki gece aralıksız devam eden Sakarya Melhama-i Kübrası (Büyük Meydan Muharebesi) yeni Türk devletinin tarihine, cihan tarihinde pek az olan büyük bir meydan muharebesini kaydetti.

Gazi Mustafa Kemal
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #1 : 02 Kasım 2013, 23:28:41 »

                                                               Mustafa Kemale Atatürk Soyadının Verilmesi

Mustafa, Mustafa Kemal olmakla kalmadı…

Sonraki yıllarda yeni adlar almaya, yeni şanlar kazanmaya devam etti…

Çanakkale Savaşı’ndan sonra rütbesi paşalığa yükseltilince, adı Mustafa Kemal Paşa oldu.

Kısaca, Kemal Paşa diye anılmaya başlandı.

Sarı Paşa diyenler de oldu.

Sakarya Savaşı’ndan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi ona Gazi rütbesini verdi.

Adı, Gazi Mustafa Kemal Paşa oldu.

Bu unvan o kadar benimsedi ki, herkes ondan kısaca Gazi Paşa diye söz etmeye başladı.

21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu çıkınca, herkesin aklına, doğal olarak, ilk o geldi:

Gazi Mustafa Kemal’in soyadı ne olacaktı? Herkese soyadı bulan Gazi, kendisine nasıl bir soyadı bulacaktı?

Meclis’te, gazetelerde her gün ortaya yüzlerce öneri atıldı… Konuşuldu, tartışıldı, ama bir karara varılamadı.

Günler, haftalar geçti… Sonunda, herkesin merakını gideren, üzerinde anlaştığı öneri, Saffet Arıkan’dan geldi.

Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı da yapacak olan Saffet Arıkan, Atatürk soyadının nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatmaktadır:

“1934 senesi, Dil Kongresi’nde Dil Tetkik Cemiyeti Başkanlığı’na getirildim. Kongreden bir müddet sonra, 26 Eylül tarihi dil bayramı idi. Bunun için bir nutuk hazırlamam lazım geliyordu. Bu Nutuk müsvedde de görüldüğü gibi, ‘Ulu Önderimiz Atatürk Mustafa Kemal’ diye başlıyordu.

“Atatürk o tarihe kadar, Soyadı Kanunu çıktığı halde henüz soyadı almamıştı.

Nutku kendine gösterdim. Atatürk kelimesini görür görmez üzerinde durdu. Birçok kereler bu kelimeyi tekrar etti. ‘Çok güzel bir buluş ama çok iddialı,’ dedi. Ancak, müsvedde de tashihler yaptığı halde, Atatürk'e dokunmadı. Müsveddenin sonlarında bir de ‘Türk Atası’ diye bir terkip kullanmıştım. Bunu daha fazla iddialı bularak Atatürk tarzında tashih etmemi emretti.

Başka bir şey söylemedi. Ben nutkumu verdikten epey sonra, Gazi Mustafa Kemal, Atatürk’ü soyadı olarak aldı.”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #2 : 04 Kasım 2013, 04:47:14 »

                                                                         KAHRAMAN TÜRK KADINI

17 Mart 1923 Tarsus:

Mustafa Kemal İstasyon'dan şehre doğru, bir süre yaya olarak yürüdü. O'nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selamlar vererek, ilerledi. O sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele'deki çete giysili bir kadın, Atatürk'ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:
- "Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!"
Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar.

Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi:

   
- "Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın."

Taha TOROS
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 04 Kasım 2013, 19:02:37 »

Ey büyük Atsız! Senden öncekiler araya araya senin doğrularına ulaşmışlar, senden sonra gelen bizler senin hazır olarak emanet verdiğin mirasa bile sahip çıkmıyoruz!

Türkçüler hatırlayacaktır, Atsız soyadını alış hikayesinde, bu yeni soyadı sisteminin hatalı olduğunu belirtir. Ona göre Türklerde soyadı Avrupalılardan farklı olarak isimden önce gelmelidir.

Bakın, başbuğu nasıl anmışlar:


Alıntı
“1934 senesi, Dil Kongresi’nde Dil Tetkik Cemiyeti
Başkanlığı’na getirildim. Kongreden bir müddet
sonra, 26 Eylül tarihi dil bayramı idi. Bunun için bir
nutuk hazırlamam lazım geliyordu. Bu Nutuk
müsvedde de görüldüğü gibi, ‘Ulu Önderimiz
Atatürk Mustafa Kemal’ diye başlıyordu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #4 : 05 Kasım 2013, 00:33:53 »

                                                                                          BENİM ADIM ATA DEĞİL
 Atatürk'ün sinirlendiği önemli bir nokta vardı. Gazetelerde, kendisine "Ata" denildiğini okudukça şöyle dedi:
— Benim adım Ata değil, Atatürk'tür! Bazı gazeteler neden böyle yazarlar?
 
Şükrü KAYA
Kaynak: Dünya Gazetesi, 10.11.1953
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #5 : 05 Kasım 2013, 00:35:26 »

                                                                                                     ASKERLE GÜREŞ
 Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:
— Sen güreş bilir misin?
 
Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.
 
Ceketini çıkarıp Mehmet'e ense tuttu:
— Haydi, bir de benimle güreş!
 
Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata'sının yüzüne hayranlıkla baktı:
—“Atam," dedi. "Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?"
 
Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.
       
                                                                                                                                                                                                              Tahsin UZER
                                                                                                                                                                                                              Kaynak: Millet Dergisi, 1946
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #6 : 05 Kasım 2013, 00:37:26 »

                                                                                                      İZMİR SUİKASTI
 
İzmir'de hazırlanan o alçakça suikastın sonuçsuz kalmasından sonra bir gün bize şu olayı anlatmıştı:
—Ziya Hurşit'in beni öldürmeye memur ettiği iki zavallı vardı. Sorguları yapıldıktan sonra bunların birisini yanıma çağırdım. Odada kimse yoktu. Kendisine sordum:
— Sen Mustafa Kemal'i öldürecekmişsin, öyle mi?
— Evet, dedi. Ben yine sordum:
— Mustafa Kemal ne yapmıştı ki onu öldürecektin?
— Fena bir adammış o. Memlekete çok fenalık yapmış. Sonra bize onu öldürmek için para da vereceklerdi.
— Sen Mustafa Kemal'i tanıyor musun?
— Hayır.
— O halde tanımadığın bir adamı nasıl öldürecektin?
— Geçerken işaret edecekler, Mustafa Kemal işte budur, diyeceklerdi. Biz de öldürecektik.
 
  O zaman cebimdeki tabancayı çıkararak kendisine uzattım:
— Mustafa Kemal benim, haydi al eline tabancayı, öldür, dedim.
 
Herif benden bu karşılığı alınca yıldırımla vurulmuş gibi oldu. Bir süre şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra diz üstü kapanarak hüngür hüngür ağlamaya başladı.
 
                                                                                                                                                                                                              Yahya Galip KARGI
                                                                                                                                                                                                              Kaynak: Yücel Dergisi, 1948
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Atatürkçü Turancı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 82


Kanım TÜRK Ruhum TÜRK


« Yanıtla #7 : 05 Kasım 2013, 00:39:43 »

                                                                                                  SOKAK ÇOCUĞU
 
  Atatürk'e, düşmanlarından bir bayan, bir yabancı gazetede (sokak çocuğu ve zalim) diye yazılar yazmak küçüklüğünü göstermişti.
Bir gün Yat Kulüp'te Atatürk, arkadaşlarına bu yazıdan söz ederek demiştir ki:
 
— Bana sokak çocuğu diye yazmış... Ben pek küçük yaşta yatılı bir öğrenci olarak okullara girmedim. İdadi'den Harp Okulu'na, oradan da orduya hizmete gittim. Sorarım sizlere, benim sokakta oynamaya vaktim mi vardı? Bana (zalim) diyormuş... Ben eğer bu vatana ihanet eden birkaç adamı mahkemeye vererek, kanun çerçevesinde bu adamlar cezalarını buldularsa, benim onlara karşı sevgimden ziyade, Türk milletine sevgim daha büyüktür... Bu nedenle Türk milletine onların zararlı vücutlarını feda ettim..." demişlerdir.
 
                                                                                                                                                     
                                                                                                                                                            Kaynak: Enver Behnan Şapolyo - Milli Mücadele Tarihi, 1944
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

HER TÜRKÇÜ, BÜYÜK TURAN AŞKIYLA, SAVAŞARAK YAŞAYACAK VE SAVAŞARAK ÖLECEKTİR!!!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.