BAŞBUĞ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ASİL ASKERLERİ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 00:29:08


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 40
  Yazdır  
Gönderen Konu: BAŞBUĞ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ASİL ASKERLERİ  (Okunma Sayısı 162397 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 21 Eylül 2009, 20:59:07 »

                             Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
                                                                                                                                                                                                                                                         Çanakkale'de savaşan Fransız bir subayın hatırasında yazdığı bir şiirdir.                                                      

                                                     Soranlara der ki: Yaşlıdır hala gözlerim,
                                                     İnsanlık dersi için okunmalı sözlerim.
                                                     Çok kanlı bir boğuşmadan sonra dolaşırken,
                                                     Bir Türk askerine gözüm takıldı aniden.
                                                     Bana tuhaf görünen hareketleri vardı,
                                                     Ona doğru yöneldim, beni bir merak sardı.
                                                     Bir de baktım ki, ağır yaralı bir Fransız?ın
                                                     Yarasını sarıyordu, hiç aldırmaksızın.
                                                     Kendi elbisesini kesip, yaralı ere,
                                                     Tampon yapıyordu, kanın fışkırdığı yere.
                                                     Durdurmuştu can düşmanının akan kanını,
                                                     O da ağır yaralıydı, akıyordu kanı.
                                                     Kendi yarasına basmıştı bir avuç toprak,
                                                     Düşmanına bakıyordu, merhamet duyarak.
                                                     Rüyadaydım sanki olanları görüyordum,
                                                     Koşarak yanına kadar gidip şunu sordum:
                                                   -O sana düşman değil mi, yarasını sardın,
                                                    Ne yapmak istiyorsun, söyle nedir maksadın?
                                                    O Türk askeri yarı baygın zor cevap verdi;
                                                   -Bu asker yaşlıca bir kadın resmi gösterdi,
                                                    Anladım ki anasına gitmek arzusudur,
                                                    Belki anasının bir tanecik kuzusudur.
                                                    Kendim şehit olacağım, bunu biliyorum,
                                                    O anasına kavuşsun, budur benim arzum.
                                                    Akan gözyaşlarımı silmeye çalışırken,
                                                    Son nefeslerini vermişti ikisi birden.
                                                    Gözlerimin önünden hiç gitmez bu manzara,
                                                    Türk'e hayran olarak gideceğim mezara.?



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 21 Eylül 2009, 22:09:00 »

 
[Yabancı Askerlerin Düşünceleri]

 
 Churchill : Biz Çanakkale de Türklerle savaşmadık, Tanrıyla savaştık, ve doğal olarak ta yenildik.

 İngiliz Başbakanı Asquith
.
“Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.”

Churchill
.
"Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.”

Churchill
.
“... Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmamn taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir.”

Alman Generali Liman von Sanders
.
“Avrupa’da hizbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklierle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.”

General Tawshend
.
“Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu.”

Larşer
.
“... Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur.... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.”

Ingiliz Generali Oglander
.
“Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil, strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur. Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken, donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbul’a getirmek planının şansı çok azdı.”

Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER
.
“Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.”

Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS
.
“Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarımn başlangıcı ve ilk örneğidir.”

Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI
.
“Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.”

Alan Moorhead
.
“Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.”

Robert Rhodes James
.
“Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.”


  
 
 

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #2 : 22 Eylül 2009, 10:38:07 »

   Kurtuluş Savaşının isimsiz kahramanlarından olan bu iki şahıs hemen hemen aynı yaştadırlar. Her ikisi de Balkan Savaşlarına, 1. Dünya Savaşına ve Kurtuluş Savaşına katılmışlardır. En büyük ortak yanları, uzun süren Kurtuluş Savaşında ayni cephede( Bati Cephesi), ayni alayda, omuz omuza savaşmış olmalarıdır. Kurtuluş Savaşının en acı günlerini birlikte yaşayan bu iki isimsiz kahraman birlikte birçok anıyı da paylaşırlar.


        Her iki şahıs da askerliğini çavuş olarak yapar. Ali Çavuşa "Gönüllü" lakabı da asker ocağında verilir. O dönemdeki savaşların en büyük zorluğu açlık olup; çoğu zaman açlıkla savaşmak, düşmanla savaşmaktan daha zor olmaktadır. Doğal olarak kumanya(erzak) sık sık tükenmektedir. Askerlikte yazılı olmayan fakat genel kabul gören kurallar vardır. Bir yere gidilmesi ya da bir iş yapılması gerektiğinde önce " gönüllü var mı? " diye sorulur. Gönüllü var ise bu görevler öncelikle onlara verilir. İşte Mamaşlı Ali Çavuş da, her " gönüllü var mi?" denildiğinde koskoca alayda ilk öne çıkan, her göreve " ben yaparım" diye seve seve koşan ilk kişi olduğu için "GÖNÜLLÜ" lakabıyla anılır olur. Ali Çavuş’ un bu davranışları alayda büyük bir sempati yaratır. Artık insanlar Ali Çavuş" u unuturlar sadece "Gönüllü" yü hatırlarlar. Gönüllü alayın ekolü olur ve her hangi bir iş yapılacağı zaman askerlerin diline şöyle bir latife dolanır: "bir gönüllü hazır, kimse gitmezse o gider".

         Günlerden bir gün kumanya(erzak) bitiyor. Asker aç ve askerin savaşacak gücü bile kalmamış. Yakınlardaki Türk köylerinden kumanya getirilmesine karar veriliyor ve gönüllü aranıyor. Ali Çavuş "ben tek başına giderim" diyor ve atlıyor atına. Atlıyor atlamasına da atını düşmanın olduğu tarafa sürüyor. Aklında söyle bir düşünce var. Düşmanın arasından sıyrılıp, düşmanın arkasında bulunan Türk köyüne ulaşmak. Fakat düşmanın olmadığı diğer taraflarda da Türk köyleri olmasına rağmen neden o yöne gittiğini arkadaşları da anlayamıyorlar. Arkasından bağırırlar " Gönüllü gitme dur, orda düşman var, niye o tarafa gidiyorsun?" Gönüllü dönüp arkadaşlarına bakar ve söyle der: "o taraftaki köy peyniri daha fazla veriyor"

             Yine kumanyanın bittiği günlerin birinde Gönüllü Ali komutanın yanına gider. Kumanya getirmek için komutandan katır ister. Komutan yanına asker de vermek ister fakat Gönüllü bunu reddeder. Katırları alıp cepheye bir hayli uzak bir köye gider. Havayı şöyle bir koklar. Anlar ki bir evde ekmek pişiriliyor. Evi bulur ve pişirilen ekmeklerin hepsine el koyar. Ayrıca büyük bir kazan ve biraz da bulgur alır. Askerlerin pilav yapıp ekmekle yiyebileceklerini düşünür. İnsanların çarıklarını bile yedikleri o dönemde pilav birinci sınıf bir yemek durumundadır. Kumanyayı katırlara yükler ve köyden ayrılır. Tam köyden çıkarken arkasından bir kurşun sıkılır. Gönüllü omuzundan vurulmuştur. Fakat dönüp bakmaz bile; ordu yemek beklemektedir. Yoluna devam eder. Gönüllü bir başka olayda düşmanla sıcak sıcağa bir çarpışması esnasında silahını düşürür ve düşmanın kurşunuyla yaralanır; fakat bakar ki saklanabileceği bir yer yok, yerden bulduğu bir değnekle düşmanı kovalamaya başlar. Bunu gören düşman askeri korkudan silahını atar ve kaçmaya başlar. İste Gönüllünün savaş boyunca yediği bu tür kurşunlardan bir tanesi vücudundan çıkmaz. Kendisi bile vücudunda kurşun kaldığının farkında değildir. Vücudunda kalan bu kurşun yıllarca Gönüllünün vücudunda dolanır ve bir gün dışarı çıkar. Kurşun dışarı çıkınca Gönüllü hayatını kaybeder.

        Kurtveli Dede de tıpkı Gönüllü gibi sırtında bir kurşunla köye döner. O da sırtındaki kurşundan haberdar değildir. Savaştan yaklaşık 30 yıl sonra Kurtveli Dede hastalanır ve çocukları onu doktora götürür. Doktor röntgen filmi çeker. Bir de ne görsün; hastanın omuzunda bir kurşun var. Bu duruma en çok şaşıran ise Kurtveli Dede` dir. Çünkü vücudunda kurşun olduğunu ilk defa öğrenmiştir. Çocukları kurşunun çıkarılmasını ister fakat doktor çıkarmak istemez. " Savaş hatırası olarak kalsın zaten sağlığına bir zararı yok" der ve kurşun Kurtveli Dede’ yle beraber toprağa gider.

          Gönüllü Ali harp sırasında bir düşmanı öldürür. Kendisi yalın ayak olduğu için düşmanın ayağındaki çorabı giyer. Günler sonra bir Rum köyünü gezerken kadının biri Gönüllünün ayağındaki çorabı görür ve onun dizlerine kapanır, " bu benim ağabeyimin çorabıydı nerden buldun" der. Gönüllü, önünde diz çöküp ağlayan kadının feryadına dayanamaz. " bunu benim avrat ördü bacım " der. Kadın inanmaz ama Gönüllünün yapacak bir şeyi de yoktur ...

                       



         Gönüllü Ali, Veli Ağa Dede" yi iki defa ölümden kurtarır. Her ikisi de süvari çavuşudur. Düşmanın güçlü olduğu bir savaş anında düşmana tuzak kurulması gerekmektedir. Bunun için aralarında Ali ve Veli Çavuşların da bulunduğu bir kaç süvari düşmanın üzerine gönderilir. Amaç hilal taktiği uygulayıp düşmanı çembere almaktır. Süvariler düşmanın üzerine yürürler ve bozguna uğramış süsü vererek geri çekilirler. Bu arada Veli Çavuşun atı yaralanır ve Veli Çavuş atla beraber yere yuvarlanır. Ali Çavuş bir süre gittikten sonra Veli Çavuş" un grupta olmadığını fark eder. Geri döner ki ne görsün; Veli Çavuş yerde yatıyor ve düşman kuvvetleri onun üzerine doğru yürüyor. Ali Çavuş hiç düşünmeden atını geri çevirir ve can dostunu kurtarmaya karar verir. Arkadaşları Ali Çavuş´ a "çok geç gitme, sen de ölürsün" derler ve onu durdurmaya çalışırlar. Fakat Ali Çavuş bu, can dostunu göz göre göre düşmana teslim edemez. Arkadaşlarını dinlemez ve dört nala Veli Çavuş` un yanına gider, ona düşmandan önce ulaşır ve onu atının terkisine atarak oradan uzaklaşır. Düşman askerleri ise bu cesaretin karşısında sadece bakakalır. Yine benzer bir durumda 25 kişilik bir süvari grubu düşman çemberinde mahsur kalır. 25 kişiden on gün bozunca haber alınamaz. Bu grupta da Veli ve Ali Çavuşlar bulunmaktadır. Burada da benzer şekilde Ali Çavuş, Veli Çavuş` u ölümden kurtarır. Herkesin bu 25 kişiden umudunu kestiği bir anda, bu kahramanlar aç susuz geçen 10 günün ardından düşman kuşatmasını yararak arkadaşlarının yanına geri dönerler. Ancak 7 kişi hayatını kaybeder.

 



[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #3 : 22 Eylül 2009, 10:45:21 »

                                                    GeLibolu Savaşında Askerlerin Günlük Yediği Yemek Listesdir

                                   --------------------------------------------------------------------------------

                                                                  Pazartesi

                                                 Sabah Kahvaltısı; YOK
                                         Öğlen Yemeği ;Bütün Ekmek
                                  Akşam Yemeği; Yağlı Üzüm Hoşafı

                                                                          SAlı

                                 Sabah Kalvaltısı;Yağlı Üzüm Hoşafı
                                                      Öğlen Yemeği;Yok
               Akşam Yemeği;Yarım Ekmek Yağsız Üzüm Hoşafı

                                                                                Çarşamba

                                                                                Sabah Kalvaltısı:Yarım Ekmek
                                                                                Öğlen ; YOK
                                                                                Akşam;Yağsız Üzüm Hoşafı

                                                                                Perşembe

                                                                                Sabah Kahvaltısı ; YOK
                                                                                Öğlen yemeği ; Yerım Ekmek
                                                                                Akşam Yemeği; Yarım Ekmek

                                                                      Cuma

                                                             Sabah Kahvaltısı ;YOK
                                                               Öğlen Yemeği ;YOK
                                                         Akşam Yemeği ;Yarım Ekmek



[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #4 : 22 Eylül 2009, 16:38:32 »

Avustralyalı bir albay,ülkesine yolladığı mektupta, "Siperlerdeki Yaşam ve Türkler" başlığı altında durumu şöyle dile getiriyor:

"Türk'ler çok dürüst savaşçılar. Kahramanlık ve cesaretleri tartışılmaz. İşkence, zulüm ve dumdum kurşunu konusundaki tüm iddialar yalandır. Geçen gün, yanlışlıkla atılan bir şarapnel ile Kızılhaç katırlarından birisini öldürdüler. Anında özür dilediler. Daha önce de yaralılarımızla ilgilendiler. Onları, kıyıya bırakıp bize haber verdiler. Burada hiçbirimizin, Tür'klere karşı büyük bir düşmanlık beslediğini sanmıyorum..."



[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #5 : 22 Eylül 2009, 16:53:14 »

Çanakkale savaşlarına damgasını vuran hiç kuşkusuz siper savaşlarıydı. Bu siperler korkunç ölümlere, büyük acılara ve nice kahramanlıklara sahne oldu. Savaşa katılan yabancı askerlerin anıları inanılmaz:
                            Özellikle Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerler, Türk askerlerinin kahramanlığını, mertliğini, yiğitliğini, insanlığını övmekten hiç çekinmemişlerdir. Peki şu satırlara ne dersiniz:
“Karaya ayak basmak üzereyken pantolonum kan içindeydi. Halsiz ve bitkindim. Tam o esnada tüfeğine süngüsünü takmış bir Türk askerinin bana doğru hızla koşarak geldiğini gördüm.
Güçlükle sahile çıkabildim. Kurtulmuştum ama bana doğru gelen askerin süngüsünden nasıl kurtulacaktım? …Türk askeri yanıma yaklaştı. Yere diz çöktü.
Cebinden çıkardığı sargı beziyle yaramı sardı. Sonra da sırtından kaputunu çıkardı, titreyen ıslak vücuduma örttü
Üzerimize yağan mermi yağmuruna rağmen hiç aldırış etmeden koluma girdi. Yavaş yavaş geriye yürüdük.
Türk siperlerine yaklaştık. Beni orada da iyi karşıladılar. Türk'ler bana sıcak çay ikram ettiler.…”


[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #6 : 22 Eylül 2009, 17:05:13 »

BİR İNGİLİZ   ASKERİN         AĞZINDAN:                                                                                                                                                                                                       “Geri çekilmemiz emri verildi. Çoğumuz bu emirden habersizdik. Yunan subayları geri çekilmiş, buna karşı askerler hâlâ savaşıyordu. Türkler çok kalabalıktı. Hiçbir desteğe ihtiyaç duymadan üzerimize doğru geliyorlardı. Hatta bazıları silahlarını omuzlarında taşıyordu, namlular aşağı bakıyordu. Bilemiyorum subayları Türk askerlerine ne demişti, sanki gezmeye çıkmış gibiydiler. Yaklaşmalarını bekledik. Ateş açtık. Biri düşüyor arkasından başkası çıkıyordu. Türk askerleri bitmek bilmiyordu. Türk askerleri ya ölümsüzdü ya da bir şeyler içmişlerdi. Hatta bir ara, ya bizim gözlerimiz bozuk da Türk askerlerini vurduğumuzu mu zannediyoruz diye düşündüm”.


[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #7 : 24 Eylül 2009, 22:50:09 »

"Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları!
Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar."
M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan)


[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #8 : 24 Eylül 2009, 22:55:59 »

Avusturyalı er J.C Davies', ailesine gönderdiği mektup da şunları anlatıyor:
“Benim de vurulduğum 18 Mayıs 1915 günü keskin nişancı bir Türk kızı pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün boyu ateş etti ve çok sayıda adamımızı vurdu. Ancak gün batmadan bir Avustralyalı tarafından vurulmasına yine de üzüldüm. Güzel yapılı ve tahminen 19-21 yaşlarında genç bir kızdı. Ölü olarak ele geçirdiğimizde yanında başka bir Türk'ün ölüsününü de bulduk. Genç kızın bedeninde tam 52 kurşun vardı. Bu savaş korkutucu.”



[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #9 : 24 Eylül 2009, 23:01:41 »

''Bir adam silüeti yukarılarındaki platonun ufuk çizgisiyle birleştiği yerdeydi. Karadan bir ses geldi. Aruburnu’nun doruğunda bir tüfek ışık saçtı. Bir mermi üzerimizden vızıldayarak geçip, denize gömüldü. Bir yada iki saniye sessizlik ... nöbetçi grubundan gelirmiş gibi dört yada beş kere daha ateş edildi. Tekrar bir ara – sonra çok çabuk artan dağınık ve düzensiz bir ateş. Onların nerede oldukları belli olmuştu …''

Charles Bean, The Story of Anzac



[eklenti yönetici tarafından silindi]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: [1] 2 3 ... 40
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.