ATATÜRK VE GENÇLİK
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Ocak 2020, 02:12:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ATATÜRK VE GENÇLİK  (Okunma Sayısı 1997 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 07 Mayıs 2010, 22:50:28 »

ATATÜRK VE GENÇLİK
Atatürkçü görüş,gençliğe önemli bir yer verir.Tarihte hiçbir lider,Atatürk kadar
ulusunun gençliğe güvenmemiş,onun kadar gençliğe değer vermemiş,onun kadar gençlikle
bütünleşmemişti.
Daha milli mücadele başlamadan önce Atatürk için Türk gençliği başlıca umut
kaynağıydı.1918’de kendi el yazısı ile”Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru
yürümekteyiz.Bende bu imanı yaşatan kuvvet,yalnız aziz memleket ve milletin hakkındaki
sonsuz sevgim değil,bugünün karanlıkları,ahlaksızlıkları,şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve
hakikat aşkıyla ışık sermeye ve anlamaya çalışan bir gençlik görmemdir.”
Milli mücadele yıllarında,Sivas kongresi günlerinde İstanbul gazetelerinin
başyazarları,hatta kurtuluş savaşının önde gelenleri “manda” tezini savunurken,kongreye
yüksek öğrenim temsilcisi olarak arkadaşları adına askeri tıp örgencisi bir genç(Hikmet)
heyecanla söz alarak:”Mandayı kabul etmeyeceğini, kabul edecek olanlar varsa,bunları kim
olursa olsun red ve takbih edeceklerini söyler” farzı mahal(gerçekleşmesi imkansız bir
varsayım) olarak manda fikrini M. Kemâl kabul edecek olsa onu da
reddedeceklerini”haykırın.

  M. Kemal, son derece duygulanmıştı.Heyecan dolu bir sesle:”Arkadaşlar gençliğe
bakın,Türk bünyesindeki asil kanun ifadesine dikkat edin.”der.
Yıllar sonra “Asil kan” sözünü büyük nutkunda da kullanacaktır. Genç tıp
öğrencisine hitaben “Evlat müsterih ol “:gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe
güveniyorum .Azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz parolamız tektir ve degişmez
Ya istiklal ya ölüm !... güvencesini verir ve genci alnından öperek şöyle der”Vatanın bütün
ümidi ve geleceği size genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.”
Yine 1919 da kurtuluş savaşı başlarında “Biz her şeyi gençliğe bırakacağız.Geleceğin
ümidi,ışıklı çiçekleri onlardı.Bütün ümidim gençliktedir.

   Aslında M.Kemal ve kurtuluş savaşının ön saftaki lider kadrosu da genç
sayılırlar.Samsun’a çıktığında 38 yaşındaydı.Her şeyden önce kafa yapısı ve heyecanı ile de
gençti.Rauf Bey,Refet Bele,K.Karabekir,A.Fuat paşa İsmet paşa 37-38 yaşlarındaydılar.İsmet
paşa daha da gençti.Milli Mücadeleyi destekleyen Sivil aydınlar da gençti. Fatif Rıfkı, Ruşen,
Eşref, Y. Kadri,Y. Kemal Beyatlı 25-30 yaşlarında
Bu “Altın kuşak” istibdat devrini yaşamış, II.Meşrutiyeti ve onu izleyen çalkantıları,
Balkan felaketlerini yaşayarak, bunlardan gerekli devleri çıkarmış bir kuşaktı. Birinci dünya
savaşının ateş çemberinden geçmiş yürekleri yanmış, genç yaşta büyük tecrübe edinip
olgunlaşmışlardır. Atatürk Hayatı boyunca gençleri desteklemekten geri kalmadı. Yetenekli
gençlere değer vermenin başarı için şart olduğuna inandı.
   Düşmanın en tehlikeli günlerinde, Sakarya savaşından biraz önce Ankara’da toplanan
milli eğitim kongresine Türk gençlerinin nasıl yetiştirilmesi gerektiğini anlatıyor. Ve şöyle
diyordu; “Gelecek için hazırlanan vatan evlatlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam
bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da
yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakarlıktan çekinmemelerini tavsiye
ederim.”

   Büyük Zaferden sonra “Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona
bırakacağım ve gözüm arkamda olmayacak.”Cumhuriyet ilan edilmeden Adana’da
Türkocağında “Sizin gibi gençlere malik bulundukça, bu vatan ve milletin şimdiye kadar elde
etmeyi başardığı zaferlerin üstüne çok daha büyük zaferler koyabileceğine şüphe etmiyorum.
30 Ağustos 1924’te büyük Zaferin 2. yıldönümünde dumlupınar’da bağımsızlık
savaşımızı anlatırken, son sözlerini özellikle memleketimizin gençliğine yöneltmek istiyorum;
Gençleri, cesaretimizi artıran ve sürdüren sizsiniz. Siz olmakta olduğunuz terbiye ve irfanla
insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Ey
yükselen yeni nesil!...Gelecek sizden, Cumhuriyeti biz kurduk onu yüceltecek yaşatacak olan
sizsiniz!

   1927’de verdiği Büyük Nutkunda Kurtuluş savaşını siyasi ve askeri yönünü belgelerle
açıklar. İMP luğunun nasıl çöktüğünü, genç T:C: nin nasıl doğduğunu Türk devriminin
amaçlarını açıklar. Nutkunun sonunda şöyle der! “ Bu Konuşmamla milli hayati sona ermiş
sayılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını bilim ve tekniğin en son esaslarına
dayalı, milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
   Bütün ulaşmış olduğumuz sonuç, yüzyıllardan beri çekilen milli felaketlerden alınan
derslerin ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanalların bedelidir. Bu sonucu, Türk
gençliğine emanet ediyorum.”Arkasından gençliğe hitabeyi okur, bütün bakışları, Ankara
ovasının derinliklerine dalar. Gözlerinden Türk Gençliğine olan güven ve sevginin ifadesi
olan birkaç damla yaş süzülür.
 Atatürk’ün gözünde, Türk gençliği milletin dinamik kesimidir, geleceğidir, taze
güçtür, asil kandır, milletin özsuyu, hayat kaynağıdır. Gençlik idalisttir, çıkan ardında
değildir. Daima iyiyi doğruyu ve güzeli anar. Hakkın doğrunun yanında yer alır. Yorgunluk
nedir bilmez. Bezginliğe kendini kaptırmaz. Açık düşünceli, açık sözlü, dürüst ve yapıcıdır.
T.C. Devleti iç ve dış tehlikelere karşı Türk devrimini ve Cumhuriyeti korumak için
fikren, ilmen, bedenen,fenen,kuvvetli,erdemli,yüksek karakterli bilimden güç alan, fikir
eğitimiyle olduğu gibi beden eğitimiyle de yeteneklerini geliştirmiş güzel sanatları seven,
yorulmak bilmez derecede çalışkan bir gençlik yetiştirmek devletin görevleri arasındadır.
Kendisini en iyi şekilde yetiştirmek için her olanaktan yararlanarak var gücüyle
çalışmakta Türk gencinin görevidir. Türk genci göreceği öğrenimin sınırı ne olursa olsun ilk
önce ve her şeyden önce Türk Milletinin bütünlüğünü,Bağımsızlığına, benliğine yönden
tehlikeleri göğülemek gerektiğini öğrenmiş olmalıdır.

   Atatürk’e göre <çalışmaksızın fikri gelişme ve ahlaki olgunluk da mümkün değildir.
“Tembellik bütün kötülüklerin anasıdır” çalışmaktan bu cezadan bir sıkıntıdan bir kötülükten
kaçar gibi kaçınmak, çok kötü ve tedbirsizce bir harekettir. Çalışmak ,ilk sıkıntılara ve
isteksizliklere üstün geldikten sonra en şiddetli bir zevktir.Çalışmayı,ceza saymak,onun
güzelliklerini ve iyiliklerini tanımamak tabiata karşı haksızlık olur.İnsan çalışmadığı işi eli
altında veya kafasının içindeki eserini büyümekte ve yükselmekte gördüğü zaman ne büyük
zevk duyar…Bu zevk,bütün zahmetleri,saban arkasından dökülen terleri,sanatkarın,düşünürün
bazen pek acılı olan yorgunluklarını derhal unutturur.
   Atatürk,hayatının sonuna kadar Türk gençlerine çalışkanlık öğüdü vermekten geri
kalmamıştır.”T.C. nin özellikle bu günkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap
ediyor;”Batı senden Türkten çok geriydi manada,fikirde,tarihte bu böyleydi.Eğer bugün batı
teknikte bir üstünlük gösteriyorsa,ey Türk çocuğu o kabahat da senin değil,senden öncekilerin
affedilmez ihmalinin bir sonucudur.Şunu da söyleyeyim ki çok zekisin!..bu belli fakat fakat
zekanı umut!..Daima çalışkan ol!..

   Atatürk,Onuncu Yıl Nutkunda:”Geçen zamana oranla daha çok çalıcağız.Daha az
zamanda,daha büyük işler başaracağız!”
   Atatürk,Türk gençliğinin,Türk devrimine ve Cumhuriyete sahip çıkacağından
emindi,Kendisine uzun yaşamağa çalışmasını,aksi halde eserinin yıkılabileceğini söyleyenlere
cevabı şu olmuştur.”Unutmayınız ki,Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır “
Behçet Kemal Çağlar,”İstediğin hasada bu yurtta rençperiz biz.Senin Mustafa Kemal
dediğin gençleriz biz!
   Türk Gençliği;Atatürk’ün ışıklı yolunda var gücüyle çalışarak,onun ilkelerine ve
eserine sahip çıkarak,bu güvene layık olduğunu göstereceğine eminiz.Eseri sonsuza kadar
yaşatılacaktır.Ruhu şad olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.