Atatürk'ün Eğitim İlkeleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Aralık 2019, 00:17:33


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk'ün Eğitim İlkeleri  (Okunma Sayısı 6577 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 03 Ocak 2010, 16:23:01 »

Cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk yıllarında ülkemiz savaşta yanmış, yıkılmıştı, sermaye birikimi hemen hemen hiç yoktu, nitelikli ve yüksek nitelikli insan gücü yok denecek düzeydeydi. Bilim ve teknoloji üretecek üniversiter kurumlar çağdışı kalmıştı. Türkiye, siyasal, toplumsal ve ekonomik bir atılım yapabilmek için, başta yetişmiş insan gücü olmak üzere gerekli altyapıya sahip değildi. İvedi olarak yetişmiş insan gücüne gereksinme duyuluyordu.
Cumhuriyetin ilk yıllarında ulusal eğitim politikamız, "çağdaşlama" çabaları ile bütünleştirilmiştir. Bireyin okur-yazar olmasının; üretimde
verimliliğin ve kalkınmanın anahtarı olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle kitle eğitimini, daha açık bir deyişle okuma-yazma seferberliğini, Cumhurbaşkanı Atatürk  başlatmıştır. Eğitim açısından daha da önemlisi, Ulus Okullarının (Millet Mekteplerinin) başöğretmenliğini bizzat Atatürk üstlenmiştir.
Atatürk, nasıl bir Türk yurttaşı yetiştirilmesini istiyordu? Bu sorunun en güzel yanıtı, Atatürk'ün eğitim ilkeleridir. Cumhuriyet eğitiminin başlıca hedefi; çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak ve geçmektir. Bu nedenle ulusal eğitimimiz çağdaş normlara göre yeniden yapılanmıştır. Atatürk'e göre eğitim; 1923 Aydınlanmasının altyapısı, hatta harcıdır. Bu  bağlamda Atatürk'ün başlıca eğitim ilkeleri şunlardır:
Eğitim ulusal olmalıdır.
Eğitim bilimsel olmalıdır.
Eğitim laik olmalıdır.
Eğitim karma olmalıdır.
Eğitim uygulamalı olmalıdır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 03 Ocak 2010, 16:26:52 »

ULUSAL: Ben burada yalnız yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni kuşaklara vereceği eğitimin milli eğitim olduğunu kesinlikle belirttikten sonra diğerleri üzerinde durmayacağım, ne demek istediğimi kısa bir örnekle açıklayacağım: Efendiler! Yeryüzünde üçyüz milyonu aşkın müslüman vardır. Bunlar ana, baba, hoca eğitimiyle eğitim ve terbiye almaktadırlar. Ancak üzülerek söylüyorum, işin gerçek olan yanı şudur ki, bütün bu milyonlarca insan şunun ya da bunun kölesi durumundadır. Aldıkları dini eğitim onlara bu kölelik zincirlerini kırabilecek insanlık değerlerini vermemiştir, veremiyor. Çünkü, eğitimlerinin hedefi milli bir eğitim değildir.Öğretimin Birleştirilmesi, harf devrimi, Türk Dil Kurumu'nun ve Türk Tarih Kurumu'nun kurulması vb., hepsi ayrı ayrı; "eğitim ulusal olmalıdır" ilkesinin sonuçlarıdır. Böylece ulusal eğitimimiz, tümüyle Türk olacak, Doğu da  Batı da taklit edilmeyecektir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 03 Ocak 2010, 16:53:22 »

Eğitim bilimsel olmalıdır:
Atatürk'te bilimsellik bir tür yaşam biçimidir. Bu bağlamda şu vasiyeti bugünü de aydınlatıcı niteliktedir:
Ben, manevî miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır... Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.
Yaşamın her kesitinde olduğu gibi eğitimi de bilime ve akla dayandırmak en doğru yoldur. Çağdaş Türk insanının yetiştirilmesinde izlenecek yöntemin ne olması gerektiğini Atatürk şu veciz sözlerle açık seçik ortaya koymuştur: "Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir".
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 03 Ocak 2010, 16:55:39 »

Eğitim laik olmalıdır:
Laik eğitim ya da eğitimin laikleştirilmesi; "medrese-mektep" ikilemine, daha açık bir deyişle ikiliğine, sürtüşmesine de bir çözüm olarak düşünülmüştür. Bu anlamda  laik eğitim, ulusal birliğin de çimentosudur. Öyleyse laik eğitim nedir? Laik eğitim; dinden emir almayan düşünce ve davranış sürecidir. Laik eğitim; dogmatik değil, akılcı ve bilimsel eğitimdir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 03 Ocak 2010, 16:58:45 »

Eğitim karma olmalıdır: Osmanlı döneminde kız ve erkek okullarının ayrı olması, kadın nüfusun aleyhine eğitimde fırsat ve olanak eşitsizliğine neden olmuştur. 1926 yılında Medeni Kanunun kabul edilmesiyle kadınlara erkeklerle eşit haklar tanınmıştır. Ama kız ve erkek öğrenciler hala ayrı okullarda öğrenim görüyordu. Cumhuriyetin kurulduğu yıl (1923-1924), Türkiye'nin toplam nüfusu 12 milyon dolayında tahmin ediliyordu.Ulusumuz kuvvetli bir ulus olmaya azmetmiştir. Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her alanda  yükselmelerini sağlamaktır. Bundan böyle kadınlarımız da bilgin olacaklar ve erkeklerin gördükleri tüm öğrenim derecelerini geçeceklerdir. Sonra kadınlar toplumsal yaşamda erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı olacaklardır.Kızlarla erkekler arasında gençlik noktasından, öğrenim noktasından Eğitim Bakanlığı hiçbir fark düşünmemiştir ve düşünmeyecektir. Genç kızlarımız ve genç erkeklerimiz aynı sistem içinde yetişeceklerdir. Kız ve erkek aynı yolda gidecektir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 03 Ocak 2010, 17:02:53 »

Eğitim Uygulamalı Olmalıdır: Mahalle mektepleri ve medreselerde çok yaygın olan ezberci eğitimin ne bireye, ne topluma hiçbir yararı olmadığı biliniyordu. Kuşkusuz bu nedenle Atatürk, 1 Mart 1923 tarihinde TBMM'de yaptığı konuşmada şöyle diyordu
Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem, bilgiyi insan için bir süs, tahakküm aracı veya medeni bir zevkten ziyade, yaşamda başarılı olmayı sağlayan pratik ve kullanışlı bir araç haline getirmektir.  

 Atatürk'ün nasıl bir Türk insanı istediği de kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. O, ümmetçi bir toplum anlayışından Türk ulusçuluğuna, teba anlayışından halkın egemenliğini temel alan bir düzene geçilmesinde, en başta gelen öğenin eğitim olduğunu biliyordu. Bu nedenle din temeline dayalı bir devlet düzeninden laik devlet düzenine geçilmiştir. Bunun gerçekleşmesi eğitimin laik olmasına bağlıdır. Laik eğitimin ilk ve en büyük harcı da, Öğretim Birliği Yasasıdır. Bu yasaya yeniden el atmaya çalışsalar da Türk Milleti bu duruma sessiz kalmayacaktır.





Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.