Var Oluşlarını Temenni Ettiğim Atsızlara - Ümran ÇELİK
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Ekim 2019, 04:19:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Var Oluşlarını Temenni Ettiğim Atsızlara - Ümran ÇELİK  (Okunma Sayısı 2827 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 13 Aralık 2010, 12:56:56 »

Her şeyin bir kısmı Temmuz 1932 de başlamıştı. Birinci Tarih Kongresinde Türk tarihi üzerindeki otoritesi dünyada tanınmış Prof. TOGAN hocanın öğrencisi olmamaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirmenin ötesinde buna şükür eden Reşid GALİP’e en benim diyenlere taş çıkartacak özgüveni ile ATSIZ Hoca ve 7 arkadaşının “Biz ise Zeki Veli’dinin öğrencisi olmaktan iftihar ederiz.” Yazılı telgrafı göndermesi ile karışmıştı ortalık. Okumaktan yana pek de nasibini almayan birçoklarının pek de bilmediği nüktedan yönü ile ATSIZ Hoca “ … kırkından sonra saz çalmaya başlayanın notaya ve usule pek aldırış etmeyeceği muhakkak…” şeklinde özetlemektedir durumu.

Bu olaydan sonra GALİP Eylül 1932’de Maarif Vekilliği’ne getirildikten 5 ay sonra sözüm ona intikam alabilme dürtüsü ile ATSIZ Hoca’yı Malatya’ya göndermiş pek iyi etmiştir.(Hoca’nın Malatya’daki anılarının okunması O’nun hayata bakışını yakalayabilmek açısından önemlidir.)  Takdir-i ilahi midir bilinmez birkaç ay sonra kendisi de vazifeden alınmıştır.  1 ay sonra ise Eylül 1932’de ATSIZ’a göre;

“Yüksel ki yerin bu yer değildir, Öğretmen oluşun hüner değildir.” demişler ve Edirne’de vazifelendirmişler böylelikle ORHUN’un doğmasına vesile olmuşlardır. Kitaba adına veren o muhteşem şiir de doğmuştur o sıralarda. “Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden diye başlayan… Hoş geldin oğlum ATSIZ kutlu olsun diyecek” diye biten şiir. Ancak 3 ay sonra yine Hoca’nın tabiri ile dönemin muhteşem yönetimi “o güzel yüzünün bir parçasını göstermiş” ve Vekâlet emrine alınmıştı.

O tarihten sonra İstanbul’a döndü ve her zamanki tavrı ile hiçbir şey olmamışçasına devam etti çalışmalarına. Malum AÇIK MEKTUBU’nun yayınlanışına kadar.

Bundan sonraki kısım ise herkesin malumu.(en azından umutlarım bu yönde)

ATSIZ Hoca’yı yılın bir gününe sıkıştırıp sadece o gün anmak anlamaya çalışmak değildir elbet. Kabri başındaki anma toplantısını takiben bir iki konferans ile sınırlanmaya çalışılan her yılın 11 Aralık gününü layığı ile anlamlandırabilmek için her şeyden önce ülkünün nasıl yaşanması gerektiğini anlatabilmektir esas olan.

Anlaşılamaz bir dayatma ile sentezlenmiş, düşünme yoksunu, kendini ifade etmekten çekinen nesiller yetiştirilmiş olmasa idi; Türk Dünyası’nı kucaklamaya talip bir düşünce hareketinin içinde en azından yeteri kadar yer bulmuş olsa idi işte o zaman “dilek yolunda ölmek TÜRK’lere olmaz tasa…” diye başlayan şiirin yanına yarınların türküsü eklenir, Toprak Mazi ile şenlenirdi ortalık ve Adalar denizinden Altay’ın daha ötesine kadar bütün Türk gençliği kahramanlık yazar, bahtiyarlığı tadar gel buyruğu ile selamlardı yarınların türküsünü!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.041 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.