Şimdi işin doğrusunu konuşalım, İzmir gavur değil mi?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Eylül 2020, 01:50:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şimdi işin doğrusunu konuşalım, İzmir gavur değil mi?  (Okunma Sayısı 1944 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.549


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 08 Eylül 2017, 22:11:02 »

Şimdi işin doğrusunu konuşalım, İzmir gavur değil mi?

İki şehri ele alalım, İzmir ve Trabzon

İzmir chp Atatürkçü, Trabzon akape li Tayyipçi.

izmirde bir yunana kötü dedirtebilirmisiniz şu an, güya Atatürkçüler. Atatürk'ün yunanı denize izmirden döktüğünden bile utanmıyorlar bunlar. İzmirde ki Türkçüleri çıkartınız geriye kalan bir yığın hümanist, İzmir yunana kayıtsız şartsız teslim olmamışmıydı ki.

Trabzona Tayyipçi diyoruz değil mi, sıkıyomu orada birisi çıksın da ben rumum desin, adamı oyarlar, Tayyip bile ben rumum diyemez Trabzonda, gürcüyüm de diyemez.

Bize İzmiri başımıza milli şahlanışın başlayacağı il olarak işaret edenlere işimiz İzmire kalırsa bizi üste para vererek yunana satar diyorum, anlarlarsa artık!



Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
TÜRKÇÜGÖKHAN
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 351


%100 Türk!


« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2017, 00:10:33 »

Sabahtan akşama Tayyibe söver dururlar, diğer taraftan da Ermenilerin k*rtlerin kıçını yalarlar. Nasıl bir kafayı yaşıyorlarsa artık, 27 senedir ben çözemedim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Tengri Yolcusu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 146


Tengri Biz Menen


« Yanıtla #2 : 09 Eylül 2017, 00:13:53 »

Solcu gözüküp Kürt milliyetçiliği yapan insanları aralarında barış, kardeşlik adına barındıran kimler varsa karaktersizdir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Saygı olsun bu çelik atlıların demir tuğuna,
Tuğu kaldırmış olan orduların başbuğuna.
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 611



« Yanıtla #3 : 09 Eylül 2017, 01:34:04 »

İzmir’in işgal edildiği gün bastırılan, Sultani öğrencileri ve İhtiyât Zâbitleri Teâvün Cemiyeti üyesi gençler tarafından dağıtılan,

Mustafa Necati, Moralızâde Halit ve Ragıp Nurettin Beyler tarafından yazılan bildiri;

“Ey bedbaht Türk!

Wilson Prensipleri unvan-ı insaniyet karanesi altında senin hakkın gasp ve namusun hetkediliyor.

Buralarda Rumun çok olduğu ve Türklerin Yunana iltihakını memnuniyetle kabul edeceği söylendi ve bunun neticesi olarak Yunana verildi.

Şimdi sana soruyoruz:

Rum senden daha mı çoktur?

Yunan hakimiyetini kabule taraftar mısın?

Artık kendini göster. Tekmil kardeşlerin maşatlıktadır.

Oraya yüzbinlerle toplan ve kaahir ekseriyetini orada bütün dünyaya göster, ilan ve ispat et.

Burada zengin-fakir, alim-cahil yok. Fakat Yunan hakimiyetini istemeyen kütle-i kaahire vardır.

Bu sana düşen en büyük vazifedir. Geri kalma. Hüsran ve nekbet faide vermez.

Binlerle, yüzbinlerle maşatlığa koş ve Heyet-i Milliye’nin emrine itaat et...


İlhak-ı Redd
Heyet-i Milliyesi”.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 611



« Yanıtla #4 : 09 Eylül 2017, 01:51:50 »


Biz, İzmir’in işgali ile Isparta Bölgesinde büyük bir milli miting tertiplenmesine kararına izin vermeyen Mutasarrıf Talat Bey’in makamına giderek,

“Ya izin verirsiniz, ya da burada sizi de kendimi de öldürerek bir neticeye bağlarım” diyen Akkaşzâde Süleyman Turgut Bey’in yüreğine nail oluruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BAYCU NOYAN
turkcuturanci.com
Atsızcı
***********
ileti Sayısı: 857



« Yanıtla #5 : 09 Eylül 2017, 11:03:36 »

Başlığı da yanlış günde açmışız, ruma boyun eğenlerin büyük kurtarıcı tarafından özgürlüklerine kavuşturulduğu günmüş bu gün!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 611



« Yanıtla #6 : 09 Eylül 2017, 14:35:04 »

9 Eylül 1922’de Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir’i düşmandan kurtarmasının üzerinden 95 yıl geçti.

Ben İzmir’in Kurtuluşu süreci yerine İzmir’in İşgal gerçekliğine örnek teşkil eden ve hafızamızda kini sıcak tutacak özet niteliğinde birkaç satır arası bilgi paylaşmak istiyorum..


İzmir Emniyet Müfettişliği’nden İstanbul’da Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’ne 5 Mayıs 1919’da gönderilen raporda Asya-yı Sugra Cemiyeti, metropolithane ve Yunan Salib-i Ahmer Heyeti’nin İzmir’in Yunanistan’a ilhakı için çalıştıkları ve Salib-i Ahmer’in İzmir ve civarında (Aydın, Mudanya, Söke, Urla vs.) hastane kurma bahanesiyle bu hastanelere malzeme ve görevli getirme adı altında önceden Osmanlı ordusunda görev yapmış ve Balkan Harplerinde Yunanistan’a kaçmış Yunanlı askerlerin getirildiği ifadeleri yer alır. Bahsedilen bu askerler İzmir’deki Rumları teşkilatlandırmış ve genç Rumlardan da “İzci Örgütü” oluşturmuştur. (BOA, DH. EUM. AYS, D.N: 8,G.N: 105 B.N: 105–1.)

Mütareke yıllarında Damat Ferit Hükümeti’nin İtilaf Devletleri’ne, özellikle de İngilizlere karşı olan yumuşak tutumu ve yaranma politikası gün geçtikçe farklı boyutlar almış ve Anadolu’da ve İstanbul’da İngilizler basta olmak üzere İtilaf kuvvetlerinin ve azınlıkların çok rahat davranmalarına ve taşkınlıklar yapmalarına sebebiyet vermiştir. İngilizlere verilen bu tavizler, İngilizlerin Anadolu’nun işgalinde masa olarak kullandıkları Yunanlılara da geniş bir faaliyet alanı sağlamış, son olarak da I. Damat Ferit Hükümeti’nin son günü, 15 Mayıs 1919’da, İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. İstanbul Hükümetleri ve Padişah’ın Mondros Mütarekesi sonrası işgallerde pasif kalması ve her gelişmede, bedeli ne olursa olsun, hafif bir sulh yapma ümidiyle İtilaf Devletleri’ni kızdıracak hareketlerden çekinmesi, ülke halkının İstanbul Hükümeti’nden ve Padişah’tan beklentilerinin ve ümitlerinin azalmasına ve kendi başlarının çaresine bakmasına neden olmuştur.  Mütareke ve işgaller karşısında Osmanlı topraklarında özellikle İstanbul ve İzmir’de azınlıkların yapmış olduğu faaliyetlerdir. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda mağlup olması ile birlikte özellikle Mondros Mütarekesi’nden sonra Osmanlı topraklarında yaşayan azınlıklar yüzyıllardır yaşadıkları topraklarda, İtilaf Devletleri ile birlikte hareket etmişler ve Türklere karşı adeta savaş açmışlardır. (T.İ.H. I, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, s. 123.)

İzmir’de, daha Kasım ayı basında Yunanlılar zafer şenliklerine başlamışlardır. Bu eğlenceler İzmir’in işgaline kadar sürmüş ve işgalden sonra ise işgal güçleri ile birlikte bir dizi faaliyeti de beraberinde getirmiştir. (Nurdoğan TAÇALAN, Ege’de Kurtuluş Savaşı Başlarken, İstanbul, 1971, s. 10.)

Mütareke döneminde azınlıkların İzci Örgütleri de taburlar halinde her gün gösteriler yapmışlardır.
(Nail MORALI, Mütarekede İzmir: Önceleri ve Sonraları, (Haz. Erkan SERÇE), İzmir, 2002, s. 73.)

Mustafa Kemal Atatürk de Nutuk’ta bu konuya değinmiş ve Rum okullarının izci teşkilatlarının 20 yaşından yukarı gençleri de içine almak üzere her yerde kuruluşlarını tamamladığından bahsetmiştir. (Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk (Haz: Zeynep KORKMAZ), Ankara, 2000, s. 2.)

İstanbul Rum Patrikhanesi’nde kurulan Mavri Mira Heyeti, illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaparak Yunan Kızılhaçı ve Resmi Muhacirin Komisyonu, Mavri Mira Heyeti’nin çalışmasını kolaylaştırmakla görevliydi. ( Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk, s. 1.)

Kilise okullarında da izci teşkilatları mevcuttu. Örneğin Büyükada’da ki kilise okulunda 15–20 yaşlarındaki Rum çocuklardan oluşan izciler yetiştirilmekteydi. Miktarı yaklaşık 70 kişi olan izcilerin sayıları her gün artmakta ve görünüşte boru, baston, sopalar, gizli olarak da sustalı çakılar ve bombalarla donatılarak talim ve terbiye edilmekteydiler. (H. TOKER, İstanbul Rumları, s. 131.)

Bu teşkilatlar Anadolu’nun belirli bölgelerine ve özellikle işgal edilmeden önce İzmir’de konuşlandırılmıştır. (H. TOKER, İstanbul Rumları, s. 131-132.)

İzmir’de bu destekler sonucunda “Küçük Asya Cemiyeti” adı altında Rum izci teşkilatı oluşturularak İzmir’in işgali sırasında Yunan birlikleri ile beraber hareket etmişlerdir.( T.İ.H. I, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı, s. 1.)

Bütün maddi destekleri Yunanistan tarafından karşılanan bu gençlik örgütleri Milli Mücadele döneminde ve Yunanistan’ın kesin mağlubiyetine kadar faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. (H. TOKER, İstanbul Rumları, s. 133.)

İzmir’in işgal edileceğini 13 Mayısta öğrenen Rum halkının durumunu Celal Bayar şu şekilde açıklar:

“Metropolithane baştanbaşa dolmuştu. Herkes sevinçli haberi öğrenmek için karşıki Yunan konsoloshanesinde Mevrudis’in gelmesini bekliyordu. Nihayet Yunan Heyet-i Reisi Metropolithane’ye gelerek acele salona girdi. Heyecanı pek şiddetli idi. Adeta titriyordu. Yanında duran Metropolit Hrisostomes ağlıyordu. Mevrudis, Venizelos’un beyannamesini okumaya başladı. Daha ilk kelimesi salonun içinde ve dışında “Zito! Zito!”(Varol, Yaşa) sesleriyle karşılandı. Orada bulunanlar birbirlerini kucaklıyorlardı. Sevinç son haddini bulmuştu...”.( C. BAYAR, Ben de Yazdım, VI, s. 34.)

“Yürü! Yürü!... Gökten bir ses,
Ey Türk sana bağırır: Yürü!
Kasırga ol, dağlarda es,
Yıldırım ol, saldır, yürü!
Kaçışıyor düşman geri,
Yürü! Yürü! Türk askeri…” (Ziya Gökalp)

Tan Hu
09.09.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.236 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.019s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.