Atsızcılık! ( Üyelerden Toplu Makaleler )
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Kasım 2017, 16:09:06


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Atsızcılık! ( Üyelerden Toplu Makaleler )  (Okunma Sayısı 38222 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tunç Yürekli
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 108


Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.


« Yanıtla #20 : 08 Ekim 2010, 18:07:31 »

                                                        DAYANIŞMA

          Gün geçtikçe dayanışmalı bir hayata kavuşan Türkçüler, çeşitli çevrelerden tepkiler toplamaya başlamıştır. Bu beklenmeyen bir sonuç değil, tam aksine beklenendir. Bu içten pazarlıklı, çıkar peşinde koşan ve fedakârlık yönü çürümüş olan insanlardan bazıları kendilerini Türkçü olarak gösterip iç karışıklıklar yaratmak isteyecek, en basit sorunları bile büyütmek isteyecektir. Bu insanlar, amaçlarından hiçbir zaman vazgeçmeyecektir. Bu yüzden her şeye önceden en iyi şekilde hazırlanmak gerekir.

       Türkçüler dayanışmalı yaşamaya mecburdur. Dayanışmalı yaşamak tek yumruk olmak için mutlak şarttır. Bu yumruğun karşısında durmaktan korkan Türk düşmanları, yumruğun arkasına sızarak bu olayı gerçekleştirmek isteyecektir. Sızma olayını en iyi şekilde gerçekleştirseler bile kişi gün gelecek kendini bir şekilde ele verecektir. Bunun nedeni ise fedakârlık yapan insanla fedakârlık yönü olmayan insanın kişiliğinin bir olmamasından kaynaklanır. Bir Türkçü, vatanı ve milleti uğruna her türlü acıyı çekmeye dünden razıdır. Bu bir Türkçü için şereftir, eğlencedir, büyük keyiftir. Biz ki; savaş bizim düğünümüzdür, diyen ırkın evladıyız.

        Sahte bir Türkçü için iş acı çekmeye geldiğinde geri adım atacaktır, kendini ve kimliğini belli edecektir. Sahte bir Türkçü, bir Türkçü gibi çevresinde Türkçülük aşılamak da istemeyecektir. Buradan da anlaşılıyor ki Türkçülük bir gönül işidir, inanç işidir. Uğruna bir şeyler harcamadan, fedakârlık yapmadan olunabilecek bir şey değildir. Aramıza sızacak olan insanlar, gün geçtikçe güçlenen Türkçü dayanışmasını yıpratmak için her türlü kahpeliğe başvuracaktır. Gün gelecek bu kişiler bir Türkçü kimliği ile hakaretler sıralayacak, gün gelecek aynı kişiler bir komünist kimliği ile karşımıza çıkacaklardır. Kitlelere kısa yoldan ulaşabilmek için sahte Türkçülüklerini kullanarak yazılı medyada isimlerini duyurmaya çalışacak olan bu insanlar, yaptıkları davranışlarla Türklük şerefini düşürmeye çalışacaklardır. Türklük, birkaç itin havlaması ile değer kaybedecek bir şey değildir. Türkçü de iki üç itin havlamasına boyun eğecek bir insan değildir.

        “Milletler fedakârlık yapabildikleri nispette millettirler” der Atsız. Biz ki yaşadığımız yüzyılda milletimizin en büyük fedakârlarıyız. Biz ki; korkusuzca hudutta ölmesini bilecek olanız. Biz ki; milletimiz için yapacağımız her türlü fedakârlık için takdir beklemeyecek olanız. Amacı yükselmek olan değil, yükseltmek olanız. Bu yüzden bizim düşmanımız olmayacak da kimin olacak?

        Bir millet, tek yürek, tek yumruk olduğu an ülküleri gerçekleşebilecek duruma gelir. Sadece tek yumruk olan bir millet ülküleri uğruna ölebilir. Milletler ölmesini bildiği nispette millet olurlar. Bu yüzden tarihin en yiğit milleti olabildik. Gün geldi, her yanımızı düşmanlar sardı, her türlü oyunlar çevrildi. Büyük bir uyanışa, bütün bozkurtları aydınlatacak olan bir ışığa ihtiyacımız var. Bu ışık, yüreğimizde daima kor halinde yanan Türkçülük alevinden saçılandır.  Bu alev, tek yumruk olabildikçe büyüyecek, şerefli olan Türk ırkının yolunu aydınlatacaktır. Bu yüzdendir ki; Türkçülük dayanışmasının karşısında duranlar Türk soylu bile olsa asla bağışlanmayacak, bağışlayanlar da düşman sayılacaktır!

Tunç Yürekli  08 Ekim 2010  Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.turkcuturanci.com

 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

''Türk'ü sevdim, seveceğim. Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış, felaketler varmış, hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş. Hepsi kabul! Türk Irkı sağolsun!''
Nejdet sançar
SELCEN06
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : 08 Ekim 2010, 18:51:42 »

Türkçü olabilmenin ilk etkeni Töre terbiyeli olmak diğeri ise Atsızcı olabilmektir, Atsızı taktir etmemek onu ululamamak, fikirlerine saygı gösterip var gücüyle onları Türk çocuklarına iletememek Türkçülük değildir.

Türkçü güç belli ki her yönüyle gelişip güçlenerek yoluna devam ediyor, bunu gören Türklüğün içindeki çaşıtlar hasetlerinden ikiye bölünerek, görevlerini yapamamanın kahrını yaşıyor bu nedenle de var olan bütün hınçları ile gerçek Türkçü olan Atsızcılara hucum ediyorlar. Akıllarındakini başarabiliyorlarmı? Tabiki hayır.

Ulu Türkçü Nihal Atsız bütün hayatını bu yola vakfetmiş bir Türk olmanın yanı sıra Türk çocuklarına bu azmini bir yol olarak göstermiş ve Türkçülük kavramının bu yolda ilerlemek olduğunu göstermiş, sonradan bu yolda ilerleyen kişilere ağabeylerimiz tarafından Atsızcı denmiştir. Atsızcılık, Atsız atanın fikirlerine tam uyum demektir.


Türklüğünden şüpheli belirli zümrenin kendi başlarına Atsızın fikirleri dışında ince Türkçülüğe yönelmesini Atsızcılar, Türkçülüğün adı karışması sebebiyle izin vermezler. Türkçü sert yaşamasıyla bu güne gelen bir yapıya sahiptir. Türkçülüğün ince insanlar tarafından içi boşaltılarak özgüncülük olarak yuttrulmaya çalışılması Sert adamları kızdırmış ve karşılığında bunun gereken cevabı verilmiştir. Türkcü güç öyle sanal oğlanların yapmaya muktedir olacakları kadar hafif değildir.

Varlığını bütünü ile Türkçülük yoluna bağışlayan Atsızcılar, kendilerinden sonra gelecek olan Türk çocuklarına borçlu olduklarının bilinci ile Türkçülüğü nasıl Ağabeylerinden aldılarsa öyle teslim etmek için verdikleri uğraşta elbetteki başarı için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıdır. Biriki kıçı kırığın Türkçülüğü sulandırmaya kalkması Atsızcıları yolundan caydıramayacağı gibi birilktelik içinde kendi aralarında top yekün bir sarılma azmini meydana çıkarmıştır, şu günlerde Türkçüler büyük bir hamle yaparak kendilerini ilgilendiren alanlarda kandaşları ile birleşmekte ve top yekün hareket oluşturmaktalar.

Hüseyin Nihal Atsızın dediği gibi Yufka Yüreklilerle Çetin Yollar Aşılmaz, çünkü bu yol Kutludur, gider Tanrı dağına, Halbuki yoldaşını bırakıp kaçanların, değişilir topuda bir sokak kaltağına. Bu sözleri bilen Türkçüler birlikteliklerininde ne değerde olduğunu anımsayarak bugün bir olan sayılarını, yarın on'a, diğer gün bin'e birde bakmışsınız ki Milyonlara çıkarmışlar, O kutlu günler yakındır.
NE MUTLU TÜRK DOĞANA.


Açığma-Kün  08 Ekim 2010  Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TIEN SAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : 08 Ekim 2010, 19:38:41 »

 Yüce Türk Devleti'nin bütün kaleleri fethedilmis, ordusu, yargisi, emniyet kuvvetleri ile birlikte isgal edilmistir. Suclu aramamiz gerekirse bunun tek ve yegane suclusu yüce milletimizin ta kendisidir. Milletimiz inancinin istismarina göz yumarak, cesitli secim rüsvetleri karsiliginda son Türk Devleti'nin tarihten silinip yok olmasina bilerek veya bilmeyerek alet olmustur. Üstelik yakin tarihte, bu devletin hangi sartlar altinda kuruldugunu gözardi ederek.


 Dindar cumhurbaskani, dindar basbakan safsatalari ile milletin inanci ruhu, ipotek altina alinmistir. Oysa bu millet, bin yildir aristokrat bir millettir. Bu millet bu iktidar sayesinde, müslümanliginin farkina varmis, müslüman oldugunu hatirlamis bir millet degildir. Iktidar milletvekillerinin, cemaatlerinin, tarikatlerinin yapmis olduklari ibadetin gerek bu dunyada, gerek var oldugu farzedilen öbür dünyada sadece kendi sahsi cikar hanelerine yazilacagi; yüce milletimize en ufak bir faydasinin dokunmayacagi hepimizin malumudur.


Türk Milleti sahipsiz birakilmis, kendi kaderine terkedilmistir. Dünyada Türk Devleti kadar toprak bütünlügü tartisilan bir baska devlet yoktur. Tarihi düsmanlarimiz, mertce karsimiza cikmayi göze alamadiklari icin gecmiste oldugu gibi devsirme, dindar, vatan hainlerini aleyhimize kullanmayi tercih edip; bunda da basarili olmuslardir. Yüce Basbugumuz tarafindan milli birligi saglamak icin söylenen: ''Ne mutlu Türküm diyene'' sözünün, ilkellik kabul edildigi kadrolar tarafindan yönetilen bir devletin sonu; yok olmaktir.



Siyasi partilerin acizligi, caresizligi hepimiz tarafindan bilinmektedir. Bu sartlar altinda meydan ugursuza kalmistir. CHP'nin, nispeten ulusalci, milli yöneticileri tasfiye edildikten sonra partinin basina getirilen; devsirme, ermeni, kürt anali lideri, güven vermek söyle dursun bir misyonun taseronu gibi siritmaktadir. Türk Devleti'nin, Türk Milleti'nin varliginin tartisildigi bir dönemde ülküdaslarina itidal tavsiye etmekten baska bir vizyonu olmayan MHP liderinin, tek basina iktidar olacagi hayallerine kapilmasi milletimize bir fikir vermiyorsa; söylenecek söz yok demektir.



Yüce devletimizin savunmasi, varliginin devami bir avuc Türkcü Turanci örgütlenmenin basarisina kalmistir. Buna yandas medyanin, beyin takiminin itlafindan baslamamizin isabetli olacagini düsünüyorum. Saygilarimla.
                                                  

                                                   TIEN SAN Türkcü Turanci com.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BASKALTURK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 177



« Yanıtla #23 : 09 Ekim 2010, 01:22:48 »

Fen-Edebiyat fakultesi birlesse 2 gunde 22 makaleyi yazdiramazdi. Birlesimimizi hakir gorenlere bu baslik armaganimiz olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Erlik Tanrıöğen
Ziyaretçi
« Yanıtla #24 : 09 Ekim 2010, 13:36:44 »

        Yaşamsal düşünsel gereklilik, modern insanın ruh çıkmazları içinde sığındığı fikirlerin bütününe verilen isim. Yani modern insan yaşamını anlamlı kılabilmek adına bir düşünüş ihtiyacına muhtaç. Bu ihtiyacın sonuçları olarak ortaya dinler, ideolojiler, mitler çıkıyor. Bunlar ya değerlenip benimseniyor, ya da yalnız elitist tabakanın az buçuk ilgisine maruz kalıp silinip yok oluyor. Bu noktada bahsettiğim içsel zaruretlerin değeri, önemi ve kalıcılığı destekçileri bulunan kesimin propagandasıyla alakalı ise de özellikle benimseniş için halk düzeyine indirilişi önemli.
      
        Bizim Atsızcı Düşünce adını verdiğimiz yaşamsal gerekliliğimizi bu kadar içselleştirilip benimsememizin sebebi hayat anlayışımıza uyumu ve yalnız bir tabakaya ait olmayıp 300 milyonluk bir coğrafyaya hitap ediyor olması. Nihal Atsız fikriyatı etrafında gelişen Türk Irkçılığı anlayışımız da yine aynı sebepten ve ''köy destekli'' yapısından dolayı 'trend' olmadan geleceğin ideolojisi olmağa aday. Şu anda değilse, bunun sebebi yine Atsızcı Düşünüş'ün kendisidir. Diğer her türlü görüş Dünyevi nimetler vaadedip iyi yaşama özendirirken Atsızcılık yalnızca Tanrı'yı şehitliği, savaşı, ve ''Ömür boyunca o kadar beklenilen güzel Kızılelma'yı asla görememeyi'' vaadetmekte. Şayet, Türk yurdunun yiğit temiz soylu gençleri, milli şuur yönünden tam bir uyanıklığa ulaşıp kanında gizli olan cevherleri farkedebilse; hakiki güzellik ve estetiğin onun için eşitlik, demokrasi, taassup gibi yabancı oyunu afyonlarda değil yalnız Ataların yurdu bozkır yaşantısında ve Türk Töresinde olduğuna kanaat getirse elbette bugün Atsız Ata ismi ve onun kutlu ışığı çok daha ilerlerde olacak.
        
        Bugün sorunlar içinde beyni paslanmış, düşünüşü adına ya taassup ya insaniyet denen lanet ihanet odaklarında katledilmiş, kurtuluş yolu olarak umarsızlığı seçmiş, hissizleşip ölüden farkı kalmamış budunu silkindirip özüne döndürme adına uğraşanlar varmış. Çeşitli yollar uydurup güya millete hizmeti şuur edinen kökü dışarda oluşumlar yeni değil. Hep varlardı, Türk Tarihi'nin her şanlı sayfasındaki her felaketimizde ortaya çıkan bu gruplara kanmamanın tek yolu da yine Nihal Atsızcı düşünce. Bugünkü hiçbir siyasi grup ya da kişiyi desteklemiyor oluş da buna aleni bir kanıt.

        Kültürel Emperyalist bu sistem, bizi istemiyor. Çünkü zamanında Atsız'dan çok çekmiş olduğundan bizde onun siluetini görüyor. Soysuzluğa, töresizliğe, kültürel kıyıma Plevne'deki Osman Paşa misali direnen Şanlı Atsız'ın adı bile sistemi öyle bir korkutuyor ki şu sanal acunda bile ellerinden gelse bizi bir kaşık suda boğacaklar. Kendimizi suçlamak da öğmek de yersiz. Evet Uluğ Bilge'nin hedef gösterdiği Türkçülük ırmağına daha erişemedik ama onun kutlu izinden bir an bile geri kalmadık. Sistem ve alem varsın bizi istemesin. Zaten çok beğenilip öğülsek içimiz rahat etmezdi. Dışlanıyor, cezalandırılıyor, yasaklanıyor, yalnız bırakılıyorsak işimizi doğru yapıyoruz; Atsız gibi yaşamaya yaklaşıyruz demektir.

Kim ne derse desin, herkes biliyor ki bugün kötü ve geri ne varsa hepsi Atsız'ın öngörüleri ve düşünceleri dışına çıkıldığı için gerçekleşti!

Tarihten herhangi bir sayfayı özleyen varsa, Atsız'ın izine dönsün. Onun Düşünüşüne sarılsın!
Atsızcı hareket, Atsızcı düşünce...

TTK.

09. 10. 2010
Erlik Tanrıöğen
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #25 : 13 Ekim 2010, 15:08:22 »

   Osmanlı’nın son dönemlerinde ortaya çıkarak günümüze kadar varlığını güç de olsa sürdürebilmiş bir ülküdür Türkçülük.  İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura  ve Namık Kemal ile ilk tohumların ekildiği ve Ziya Gökalp ile fikir evresini tamamlayan Türkçülüğün bu devresini “Kuruluş” olarak nitelendirebiliriz. Daha sonrasında Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Necdet Sançar ve Fethi Tevvetoğlu gibi birçok değerli büyüklerimizin  çalışmaları ve eylemleri ile “Zirve” noktasına ulaşarak geniş bir kesime ulaşmıştır. Bu zirvenin acı fakat en büyük örneği 1944 olayları ve sonrasında İsmet İnönü’nün 19 Mayıs konuşmasında Turancılık’tan bahsetmesidir.
       
    Daha sonrasında ise; Atsız Bey ve arkadaşlarının  hayatlarını kaybetmesi ile büyük bir boşluk içine düşen bu kutlu ülkü nerede ise unutulmaya yüz tutmuştur.  Bu zor dönemde ülkemizin ve Türk Milleti’nin neler kaybettiğini düşünürsek; Türkçülük’ün, Türkiye Cumhuryeti ve Türk Milleti için ne kadar hayatı bir öneme sahip olduğunu görebiliriz. Türklüğünü ve Türk Kültürü’nü unutmayan bir nesil sayesinde yeniden bir kurtuluş dönemi başlayacaktır. Günümüzdeki umut verici gelişmeler ( her ne kadar engellenmeye çalışılsa da) umarım meyvelerini verecektir.

   Farklı çevreler tarafından; Türkçü, Turancı veya Atsızcı olarak adlandırılan ülkümüz bu üç ismi de bünyesinde barındırmaktadır. Yalnızca Türklerden oluşması ve Türk’e hizmet etmesi nedeni ile Türkçüyüz. Coğrafya, dil ve din ayrı gözetmeksizin tüm Türkleri kucaklaması nedeni ile Turancıyız. Nihal Atsız’ın eşsiz katkıları ve bize açtığı yolda ilerlediğimiz için de Atsızcıyız. Başbuğ Atatürk’ün yeri ise hepsinden ayrıdır. Kaybolmak üzere olan Türk Milleti’ne ve adına tekrar hayat vermiştir. Türklerin İkinci Ergenekon’u olan Kurtuluş Savaşı’nda yol göstericilik yapan ve sonrasında yaptığı yenilikler ve kurduğu Cumhuriyet nedeni ile de Atatürkçüyüz.

   Genel hatlarını bu şekilde tasvir edebileceğim Türkçülük ülküsünde var olmak bir onurdur. Bu kutlu ülküye tek bir leke düşürmeden gelecek nesillere daha iyi bir seviyede devretmek hepimizin sorumluluğu ve boynunun borcu olmalıdır. Bu bilinç ile hareket ettiğimiz sürece Türkçülük hak ettiği konuma gelecek ve tüm Türkler huzura kavuşacaktır. Türkçülüğe karşı yürütülen yok etme çalışmalarına en güzel cevabı vermek için tek nefer olmalıyız. Unutulmamalı ki; düşman her yerde ve her mevkide işbirlikçileri ile üzerimize atılmayı beklemektedir.

   Zorlu Türkçülük mücadelesinde Tanrı tüm Türklere güç versin.

   Bozkurt Eren
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #26 : 09 Kasım 2010, 20:37:33 »

TÜRKÇÜ BİRLİĞİ

Türkçülük fikir sahasında temsil edildiği kadar eylem sahasında da temsil edilmelidir. Eylem, yurt ve ulus düşmanlarının yaptığı gibi eğlence araçlarını silaha çevirmek, çocukları önlerine siper edip polis taşlamak demek değildir. Eylem meydanlardır. Eylem gerektiğinde avazı çıktığı kadar bağırmak, gerektiğinde sessizce protesto etmektir.
İl buluşmaları; insanların birbirini tanıması, mavi ekranlardan aynı anda teneffüs edilen havaya geçişi, birbirlerine ısmarlamak için yarış edilen bir bardak çayı temsil eder. Bugüne kadar çeşitli illerde buluşmalar yapılmış, birbirini rumuzlarından ve yazdığı yazılardan tanıyanlar soğuk ve resmi yazılardan sıcak ve içten sohbet evresine geçebilmiştir.
Doğaldır ki bu süreçte işleri ya da günleri uygun olmadığı için toplantılara katılamayan fakat yürekleri toplanılan alanda çarpan kişiler olacaktır. Herkesin bir gün birbirini göreceği günler gelecektir. Bugün bir ilde yirmi kişi toplanıyorsa, yarın iki yüz, iki bin kişi olacaktır. Önemli olan bu süreçte illerinin uzaklığından yahut başka nedenlerden gelemeyen kişileri oradaymış gibi etkin tutabilmektir.
İçinde bulunduğumuz bu birlik, nice küskün Türkçüleri yeniden umutlandırabilmiş, nice umutsuzu umutlandırmıştır. Fakat unutulmaması gereken temel nokta şudur ki; bu birliğimiz Türkçülerin birleşmemesi, ayrı ayrı kalıp büyümemesi üzerinden çıkar sağlayan kişileri de hayal kırıklığına uğratmıştır. Tasvip etmediğimiz oluşumlardan destek gören, Türkçülüğün içini boşaltıp yeni yeni tanımlar üreten, Türkçülüğü geçiniz Türk düşmanlarına dahi bu sahte Türkçülük bünyesinde kucak açanlar emin olunuz bu birliklere ve toplantılara çok üzülmüşlerdir.
Kendilerinden başka hiç kimseyi saymayan, herkesi Türkçülükten dışlayan, kişileri yaşlarına, görünüşlerine göre yargılayanlar, Türkçülüğün bayraktarlığını saatlerce insanlara anlatmayı görev sayanları sonradan görme diye suçlayanlar şunu bilmelidir ki, Türkçülük ne Polonyalı sevmektir ne de seksenlerin ülkücü sloganlarını parlak yazılarla ortaya dökmektir.
Türkçülük, yükselmek için değil yükseltmek içindir.
Bu süre içinde yükselmek yerine yükseltmeyi seçen, görev olarak yalnızca Türklüğe hizmeti seçen herkes bu birlikte yerini almalıdır.
Tanrı Türk’ü korusun.

KAĞAN BAHADIR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.685


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #27 : 30 Ekim 2016, 05:39:45 »

Atsızcılık...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.